YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6202
KARAR NO : 2013/24800
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02/02/2010 tarih ve 2009/431 esas, 2010/50 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20.11.2012 … ve 2012/12401 esas, 2012/26038 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’in diğer sanık …’a ait inşaatta yevmiye usulü ile çalışan inşaat ustası olduğuna yönelik savunması karşısında, inşaatın ruhsatsız ve imar planına aykırı olduğunu bilerek hareket ettiğine dair kanıtların nelerden ibaret olduğu, yöntemince tartışılıp ortaya konulmadan, yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA,” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2013 … ve 2010/128498 sayılı yazısı ile;
“05.01.2009 tarihli yapı durdurma tutanağında sanığın yüklenici olarak belirtildiği, belediye tarafından yapılan suç duyurusunda sanığın işin yüklenicisi olduğunun öğrenildiği, temyize konu olmayan diğer sanık işin sahibi … 20.03.2009 tarihli soruşturma aşamasındaki beyanında sanık … … ile inşaat yapım konusunda anlaştıklarını hatta inşaat malzemesinin de sanık tarafından karşılanacağını beyan ettiği, 23.03.2009 tarihli sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında aynen “malzeme ve işçilik dahil 14.000 TL karşılığında anlaştıklarını, mevcut binanın üzerine zemin hariç üçüncü kat olarak kaba inşaatı yaptığını” belirttiği, duruşmada aynı savunmayı yaptığı ve 14.04.2010 havale tarihli temyiz dilekçesinde de “aralarında inşaat sözleşmesi yaptıklarını” beyan ettiği ve mahkemece sanığın 6.000 TL adli para cezasına dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
TCK’nun 184/1 maddesinde suçun failleri yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişidir. Kanunun bu maddesine yönelik gerekçesinde de binayı inşa eden yüklenici, taşeron, usta, kalfa ve inşaat sahibinin suçun faili olacağı belirtilmiştir. Dosyada sanık inşaatı bizzat yapan kişidir. Yasanın sarih hükmü karşısında sanığın cezalandırılması gerektiği ve mahkemece de kurulan hüküm doğru olup, onanması gerekirken, yevmiye usulü çalışan inşaat ustası olarak değerlendirilip hüküm bozulmuştur.
Bu nedenle; konunun bir kez daha müzakeresi ile Yüksek Dairenizin 20.11.2012 tarih, 2012/12401 esas, 2012/26038 karar sayılı bozma ilâmında sanık … hakkındaki hükmün ONANMASI, aksi takdirde itirazımızın takdir ve tartışması için dosyanın Yüksek Ceza Genel Kurulu’na TEVDİİ, kamu adına itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dosyanın incelenmesinde, sanık …’in diğer sanık …’a ait inşaatta yevmiye usulü ile çalışan usta olmadığı, taraflar arasında yapılan inşaat sözleşmesine bağlı olarak binayı yapan yüklenici olduğu ve TCK’nın 184. maddesinin gerekçesinde; “Birinci fıkradaki suç, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmakla oluşur. Böylece, sadece binayı inşa eden yüklenici, taşeron, usta veya kalfa değil; inşaatın sahibi de, bu suçtan dolayı fail olarak sorumlu tutulacaktır. Ayrıca, bu tür inşa faaliyetlerine kontrol ve denetim hizmeti veren teknik kişiler de bu suçtan dolayı fail sıfatıyla cezalandırılacaktır.” hükmüne yer verilmiş olduğu anlaşıldığından,
Dairemizce verilen 20.11.2012 … ve 2012/12401 esas, 2012/26038 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02/02/2010 tarih ve 2009/431 esas, 2010/50 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.