YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19924
KARAR NO : 2013/13635
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62/1,50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Olay tarihinde, sanığın kullandığı kamyonla meskun mahal dışında gündüz saat 14.30 sularında, tek yönlü iki şeritli 7 metre genişlikte düz hafif eğimli ıslak yolda giderken, kendisiyle aynı firmada çalışan ve aynı yöne giden kamyon sürücüsü arkadaşı …’ın yolun ortasındaki su kanalına aracıyla devrildiğini 200 metreden görmesine rağmen hızın da etkisiyle duramayarak, arkadaşını su kanalından çıkarmak için yardıma gelen başka … sürücüsü olan ölene ve su kanalındaki arkadaşının aracına çarpması şeklinde gelişen olayda, sanığın asli ve tam kusurlu oluşu da dikkate alındığında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, sanığa asgari hadden temel ceza tayini,
2- Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.