YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24546
KARAR NO : 2013/13697
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK’nın 89/4, 22/3, 62, 50, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; dosya içeriğine göre katılanların şikayetinin devam ettiği ve zararlarının giderilmediği anlaşılmakla, bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında, 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, temel cezanın asgari hadden belirlenmesi suretiyle adalet ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde sanığa az ceza tayini,
2.) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
3.) Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar belirlenirken uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesi ile TCK’nın 52/2. maddesine aykırı davranılması,
4.) Sanığın sürücü belgesinin suç tarihinde geçerli olup olmadığının araştırılarak, onaylı örneği dosyaya getirtilmeden yazılı şekilde geri alınmasına karar verilmesi,
5.) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.