YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13269
KARAR NO : 2013/12591
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasanın 141/3, CMK’nın 34 ve 230. maddelerine göre, Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekir.
Somut olayda; mağdurların Cumhuriyet Savcılığına verdikleri ortak şikayet dilekçesinde, sanığın tehdit eyleminden sözetmedikleri gibi mağdurlar … ve … ile tanık …’nın da sanığın tehdit eyleminden bahsetmedikleri, mağdurların olay tarihinde … personeli olduğu, ancak statülerinin belirlenmediği, kamu görevi yapıp yapmadıklarının tespit edilmediği anlaşılmakla; sanığa yüklenen ve … olduğu kabul edilen tehdit ve hakaret suçlarının ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği, çelişkili anlatımlardan hangilerinin diğerlerine ne gerekçeyle üstün tutulduğu açıklanmadan, mağdurların kamu görevlisi olup olmadığı, kamu görevlisi olmaları ve tehdit eyleminin de gerçekleşmesi halinde yüklenen suçun görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve bu halde mahkemenin görevli olup olmadığı, kamu görevlisi olmamaları halinde ise hakaret eyleminin basit şeklinin gerçekleşip gerçekleşmediği, birden fazla mağdura karşı gerçekleştirilen eylemde TCK’nın 43/2. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden, “tüm dosya kapsamından atılı suçun … olduğu” şeklindeki kabul ile, olayın oluşumu, ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu … görülen eylem ve artırım/indirim nedenlerinden bahsedilmeksizin, CMK’nın 34, 230. maddesine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılması,
Kanuna aykırı ve …’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp, aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.