YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8247
KARAR NO : 2013/25276
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanmak suretiyle CMK’nın 191/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Anayasanın 141/3, 5271sayılı CMK’nın 34/1, 230/1 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların gösterilmesi gerekmekte olup, incelenen dosyada;
Mağdurun soruşturma aşamasında 30.06.2008 günü alınan ifadesi sırasında tesbit edilen suça konu mesajlardan hangisi ya da hangilerinin tehdit suçunu oluşturduğu açıklanıp, hukuki nitelendirmesi tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın alt sınırı 1 ay hapis ya da 30 … karşılığı adli para cezası olduğu halde, sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, gerekçesi belirtilmeksizin alt sınırın çok üzerinde ceza tayin edilmesi,
b) 5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olması, manevi zararı kapsamaması, sanığa yükletilen tehdit suçunun maddi zarar doğurmaya elverişli olmaması karşısında, sabıkasız olan sanık hakkında CMK’nın 231/6-b fıkra ve bendi gereğince “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği” hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “tedbirlerden biri uygulandığından” biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … (…)’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.