Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/464 E. 2013/14760 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/464
KARAR NO : 2013/14760
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 18/09/1997 gün ve 4593 sayılı kararı ile belirli 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan, aynı Kurul’un 25/11/1999 gün ve 5408 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli 33 adet mezar ve 1 adet kuyunun da içinde bulunduğu taşınmazı, 03/06/2008 tarihinde tanık …’dan satın aldığı, Silivri 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü’nde akdedilen, içeriğinde sözleşmeye konu taşınmaza ilişkin olarak, “3. derece arkeolojik sit alanı” ile “kültür ve tabiat varlığı” şerhlerinin yer aldığı resmi senedin sanık tarafından “okudum” notu ile imzalandığı, sanığın inşaat ruhsatı almak için Silivri Belediye Başkanlığı’na müracaat etmesi üzerine adı geçen kurum tarafından İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’ne yazılan 09/06/2008 tarihli yazı ile, bulunduğu yerin özelliğinden dolayı talep konusu taşınmazda kazı çalışması yapılmasının istendiği, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğünce 12/06/2008-17/06/2008 tarihleri arasında gerçekleştirilen temel kazısı sondaj çalışmaları sonucunda, taşınmaz üzerinde, 2863 sayılı Kanun kapsamına giren herhangi bir buluntuya rastlanılmadığının belirlendiği, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarınca yerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen 09/07/2008 tarihli raporda, temel kazısı sondaj çalışması yapılmadan önce alanın iş makinesiyle tesviye edilmiş olduğunun, müze yetkililerinin bu durumu dikkate almadan çalışma yaptıklarının belirtildiği, böylece sanık hakkında, 25/11/1999 tarihinde tescil edilen 33 adet mezar ve 1 adet kuyuyu, arazide kazı yapmak suretiyle tahrip ettiği iddiasıyla dava açıldığı,
Sanığın aşamalarda yaptığı benzer savunmalarda suçlamayı kabul etmeyerek, 03/06/2008 tarihinde satın aldığı arazinin durumunu bilmediğini, arazi üzerinde sadece müze uzmanlarınca kazı yapıldığını, kendi başına kazı eylemi gerçekleştirmediğini beyan ettiği, sanığa suça konu taşınmazı satan tanık …’ın kovuşturma aşamasında verdiği ifadede, vefat eden eşinin, arazinin özelliğini açıklayarak gerekli izinleri almadan hareket etmemesi konusunda sanığı uyardığını, buna rağmen sanığın “kendim de bu yeri kazarım” şeklinde söylemde bulunduğunu beyan ettiği, diğer yandan olay mahalli çevresinde ikamet eden tanıklar … ve Yılmaz Kanbur’un da, suça konu arazide iş makinesi ile kazı yapıldığını gördüklerini söyledikleri,
Taşınmaz üzerinde icra edilen keşif sonrası İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda, kültür varlığı olarak tescilli mezarların doğal şartlarla yok olmasının zor olduğunun, büyük olasılıkla müze uzmanlarınca yapılan kazıdan önce mezar kalıntılarının yok edildiğinin, bu yöntemle antik yerleşmeler ve mezarlıklar tahrip edilerek modern yapılar inşa edilebildiğinin belirtildiği,
Bütün bu beyan, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığını bildiği suça konu taşınmazı, üzerine bina inşa etmek amacıyla satın aldığı, Silivri Belediye Başkanlığı’na inşaat ruhsatı almak için başvurduğu tarih öncesinde de iş makinesi ile çalışma yaptırarak araziyi tesviye ettiği, yapılan işlem sonucunda korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli 33 adet mezar ve 1 adet kuyuya ait kalıntıların yok olduğu, böylece sanığın, sözü edilen varlıkların yok olmasına kasten sebebiyet vermek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmış olup, bu niteliğiyle eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine temas eden suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, dosyada suçu sanığın üzerine sabitleyen hiçbir delil bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.