Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/16815 E. 2013/13809 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16815
KARAR NO : 2013/13809
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 2-a-b-e, 53/1a,b,c,ç, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına ve oluşa göre; minibüs şoförü olan sanığın, olay tarihinde hareket halinde iken açık bulundurduğu orta kapıdan, … henüz durmadan inmek isteyen katılanın, yol kenarındaki kaldırıma düşerek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak ve sol kulaktaki işitme kaybı nedeniyle organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, mahkemece hükme esas alınan ve oluşa uygun oldukları anlaşılan keşfe dayalı bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre, sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetildiğinde temel cezanın üst hadden belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma öneren (5) numaralı görüşe;
Sanığın sabıkasında yer alan ve hüküm tarihi itibariyle kesin hüküm teşkil eden 5237 sayılı TCK’nın 270. maddesinde düzenlenen, suç üstlenme suçundan aldığı 500 TL adli para cezasını içeren sabıkasının, kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeden, kesin hüküm teşkil ettiğinden tekkerrüre esas alınmadığının belirtilmiş olması sonuca etkili olmadığından, bu hususu bozma nedeni olarak gösteren tebliğnamedeki (3) numaralı görüşe;
Yargılama sırasında aldırılan katılanın kesin adli raporuna göre, katılandaki işitme kaybından dolayı organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığının tespit edilmesi üzerine, uygulama maddesi olarak gösterilen 5237 sayılı TCK’nın 89/2-a maddesinden sanığın ek savunmasının alınmadığı görülmüş ise de, sanık hakkındaki davanın TCK’nın 89/2-b-e maddelerinden açıldığı ve TCK’nın 89. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nitelikli hallerin birden fazlasının birlikte gerçekleşmesi halinde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edileceği ve bir kez artırılabileceği anlaşılmakla, sanığın asli kusurlu olmasının ve katılanın hayati tehlike geçirecek ve ağır derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı da dikkate alındığında, TCK’nın 89/2-a maddesinden sanığa ek savunma verilmemesinin sonuca etkisinin olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma öneren (4) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın, kusura, cezanın miktarına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın daha evvel mahkumiyetinin bulunması halinin 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde sayılan temel cezayı belirlemede ölçüt alınacak hususlar arasında belirtilmediği gözetilmeksizin, temel cezanın tespitinde teşdit gerekçeleri arasında sayılması, uygulamaya göre de, sanığın alkollü … kullanmaktan sabıkasının olmadığı halde bu suçtan almış olduğu cezaya atıfta bulunularak dosya kapsamı ile örtüşmeyecek biçimde hatalı gerekçe ile hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinde “sürücü belgesinin geri alınmasına” karar verilebileceği düzenlendiği halde, “sürücü belgesini kullanmaktan yasaklanmasına” denilmek suretiyle infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gösterilen diğer gerekçeler yeterli görülmekle, hükmün sanık hakkındaki temel cezanın belirlendiği birinci paragrafındaki ve gerekçe kısmındaki “sanığın daha önceki alkollü … kullanmaktan verilmiş sabıkası” ifadesinin hükümden ve gerekçeden çıkartılması; hüküm fıkrasının hak yoksunluğu ile ilgili beşinci (d/a,b,c,ç) paragrafında yer alan TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılması ile hükmün sanığın ehliyetinin geri alınmasına karar verildiği sekizinci paragrafından “sürücü belgesini kullanmaktan yasaklanmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “sürücü belgesinin geri alınmasına” ibaresinin eklenip hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.