Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/6314 E. 2011/11918 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6314
KARAR NO : 2011/11918
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ : ŞİŞLİ 2. AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; taraflar evli iken boşandıklarını, müvekkilinin 2004 aralık ayından itibaren davalıya aylık 1000 TL (2007 yılında enflasyon artışı ile 1300 TL) üç yıl nafaka ödediğini, geçen zaman içinde davalının mal varlığının arttığını, evi ve kira geliri ile maaşı ve özel ders vermesi nedeniyle geliri bulunduğunu, davacının kazancının azaldığını, müvekkilinin yeniden evlendiğini, kirada oturduğunu bu nedenle davalıya ödenen 1000 TL (fiilen ödenen aylık 1300 TL) yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tarafların anlaşmalı boşandıklarını, davacının müvekkiline aylık 1000 TL ödemeyi ve her yıl enflasyon oranın da arttırılmasını kabul ettiğini, müvekkilinin çalışmadığını davacının maddi durumunun iyi olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 3 yıldan sonra davalının işe girmesi halinde yoksulluk nafakasının kesilmesi veya azaltılması şeklinde anlaşma yapıldığı, tarafların sosyal ve ekonomik durum tahkikatı, tanıklar beyanı, davalı ile ilgili SGK cevabı, anlaşmalı boşanma hükümleri itibari ile değerlendirildiğinde davacı yanca açılan ve sübuta ermeyen davanın reddi karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.md.176/3 hükmü uyarınca: tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, nafakanın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.
Hukukumuzda sözleşmeye uyulması asıldır. Ancak beklenmeyen mücbir sebeplerin varlığı sonucu, sözleşmenin yapıldığı tarihteki şartlara uyulması halinde işlemin temelinden çökmesine neden oluyorsa ya da sözleşme yapıldığı tarihte tarafların edimleri arasında var olan denge, sonradan taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuş ise, TMK. 2. ve devam eden hükümleri uyarınca, hakimin sözleşmeye müdahale ederek, bozulan dengeye göre koşulların uyarlanması istenebilir.
Somut olayda, yukarıda yazılı esaslar ve sözleşmede davalı çalışmadığı sürece nafaka ödenmesi kararlaştırılmış ise de, davacının evlenmesi ve çocuğunun olması nedeniyle giderlerinin arttığı, kira ödediği, davalının ise SGK.dan maaş aldığı, oturduğu evi ile kira getiren taşınmazının bulunduğu, tarafların sözleşme tarihindeki ekonomik ve sosyal durumunun değiştiği, nafaka miktarının yüksek olduğu da gözetilerek, durumun nafakanın kaldırılması ya da azaltılması yönünden değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.