Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2958 E. 2023/14349 K. 20.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2958
KARAR NO : 2023/14349
KARAR TARİHİ : 20.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/914 E., 2016/460 K.
SUÇLAR : Cinsel taciz, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 Tarihli Ve 2015/914 Esas, 2016/460 Karar Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında;
1. Cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları,

2. Şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları,
Kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Gerekçe belirtilmeden süre tutum dilekçesiyle hükmün bozulması gerektiğine,
2. Vesaire,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
1. Sanığın yaşı küçük mağdura değişik günlerde cinsel tacizde bulunduğu halde hakkında bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması,
2. Sanığın elektronik haberleşme aracı olan internet üzerinden cep telefonu ile yaşı küçük mağdura cinsel tacizde bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereğince cezasının artırılmaması,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, wechat adlı program aracılığı ile yaşı küçük mağdur ile tanıştığı, görüşme sırasında sanığın mağdurdan kendisine kız bulmasını istediği, sonraki konuşmalarında mağduru bu hususta zorladığı, sonrasında mağdurun yaşını öğrenip 13 yaşında olduğu konusundaki bilgi üzerine mağdurun yaşının küçüklüğünü bahane ederek kendisinden fotoğraf talep ettiği, mağdurdan aldığı olumsuz yanıt üzerine vücut gelişiminin ne düzeyde olduğunu öğrenmek amacı ile ısrarı sonucu mağdurun belden yukarısı çıplak bir fotoğrafını sanığa gönderdiği, sonrasında sanığın kendisine gönderilen söz konusu fotoğrafı sosyal medyada yayınlayacağını, kendisi ile ilişkiye girip istenilen cinsel eylemleri gerçekleştirmediği durumda daha da ileri gidip ailesine fotoğrafı göndereceğini söylemek suretiyle şantaj suçunu işlediği, yine yapılan görüşmelerde mağdura yönelik cinsel içerikli ilişki türlerine yönelik taleplerini içerir mesajlar atmak suretiyle cinsel taciz suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, katılan ve mağdur ifadeleri, sanık savunması, tanık beyanları ve görüşme kayıtları ile tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine şantaj ve cinsel taciz suçlarını işlediği kabul edilerek, mahkûmiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı iddiaları, sanığın tevili ikrar içeren savunması, tanık beyanları, görüşme kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemi sabit olduğundan; hükümde sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri bakımından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 106. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezasının hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine dair karar verilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın cinsel taciz eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında ve mağdura karşı birden fazla kez işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç teşkil ettiği gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini,

2. Sanığın mağdureye yönelik cinsel taciz eylemlerini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105/2-d. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/914 Esas, 2016/460 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/914 Esas, 2016/460 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.