YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16207
KARAR NO : 2023/22437
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/720 E., 2016/13 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hakaret suçundan, aynı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemece sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 29, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanığın temyiz isteği, hakkında verilen mahkûmiyet kararının haksız olduğuna, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmadığı, ertelenmediği veya adli para cezasına çevrilmediğine, yasaya aykırı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulandığına, olayın çıkış nedeninin sanık … olduğuna, tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere yalnızca kendisini savunduğuna, Mahkemece hakaretin karşılıklı olduğuna ilişkin kabulünün hatalı olduğuna, kendisinin hakaret etmediğine, sanık …’a hakaret suçundan ceza verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ile katılan sanık … arasında önceden yaşanan bir olay nedeniyle tanıklık yapma konusunda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayacak şekilde tartışma çıktığı, tartışma esnasında tarafların karşılıklı olarak birbirlerine sinkaflı hakaret içeren sözler söyledikleri ve yumruk ile vurmak suretiyle birbirlerini basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaraladıkları Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
i. Katılan …’ın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığını gösterir adli rapor içeriği ile tanıkların tarafları ayırmasından sonra sanık …’nin katılan …’ın yanına giderek tekrar katılana vurduğunun tespit edildiği olay anına dair kamera görüntülerine ilişkin CD çözüm tutanağı içeriği de dikkate alındığında taraf ve tanık beyanları çerçevesinde sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
ii. 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ve adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamının bulunması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
i. Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
ii. Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
iii. Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
iv. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükümlere İlişkin
1. Katılan Sanık …’nin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tanık M. S. T.’nin kovuşturma aşamasında tartışmanın başlangıcında ne söylendiğini duymadığını belirtmesi, tanık Ş. D.’nin ise taraflar arasındaki tartışma başladıktan sonra olay yerine geldiğini beyan etmesi ile sanık …’ın hakaretin karşılıklı olduğuna dair savunması karşısında, hakaret eyleminin karşılıklı olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
i. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
ii. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi uyarınca hakaretin karşılıklı olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesi olan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ilgili kısmına “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.