YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3014
KARAR NO : 2011/12124
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde toplam 22.920 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; tarafların kardeş oldukları, ortak muristen kalan 14 numaralı daire ile 1 nolu dairenin davalıların tasarrufunda bulunduğu, davacının kullanımına ise engel oldukları ileri sürülerek, 14 nolu daire için 15.180 TL ecrimisilin davalı …’ten, 1 nolu daire için ise 7.740 TL ecrimisilin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece 1 nolu dairenin davalılarca kullanılmadığı gerekçesiyle bu bölüm için ecrimisil isteminin reddine, 14 nolu bağımsız bölüm içinse 12.386,00 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalı …’un temyiz istemi yönünden; dava dilekçesinde 38 parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu bağımsız bölümde diğer davalının oturduğu ileri sürülerek sadece davalı …’den 15.180,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi istenilmiş olmasına rağmen mahkemece talep aşılmak suretiyle bu bağımsız bölümün ecrimisilden davalı …’nın da müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmiş olması HUMK.nun 74. maddesine aykırıdır. Bu bölüm yönünden davalı …’ya yöneltilmiş bir dava bulunmamakta olup, yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir.
Diğer davalının temyiz itirazları yönünden ise; taraflar paydaş olup, intifadan men-in 13.08.2007 tarihinde keşide edilen ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihte gerçekleşeceği dikkate alınarak bu tarihten itibaren ecrimisilin hesaplanması gerekirken, ecrimisilin 27.06.2006 tarihinden itibaren başlatılarak hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
Mahkemece; dosyada mevcut ihtarname tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihi, tebliğ edilmemiş ise davacılar tarafından 06.12.2007 tarihinde davalı aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davasının dava dilekçesinin davalıya davalıya tebliğ edildiği tarih intifadan men tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.