Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/24348 E. 2013/13166 K. 10.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24348
KARAR NO : 2013/13166
KARAR TARİHİ : 10.05.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde, meskun mahal, bölünmemiş, iki yönlü, gece, aydınlatma bulunan, asfalt yolda sanığın aracı ile sol şeritte seyir halinde iken yolun solunda park halindeki araçların arasından yola giriş yapan 6 yaşındaki yayaya çarparak ölümüne neden olması şeklinde gerçekleşen olayda, ölenle eşit kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında temel cezanın 4 yıl olarak tayininde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları ile katılan vekilinin kusur oranını kabul etmediklerine, tayin olunan cezanın az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği halde, her ne kadar sanık kazanın oluşumunda ölenle eş değerde kusurlu ise de, sabıkası bulunmayıp, yargılama aşamasında olumsuz bir davranışı tespit edilmediği ve her aşamada pişmanlığını dile getiren sanık hakkında, ”sanığın kişiliği, sosyal ve ekononomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler” şeklindeki kanundaki ibarelerin tekrarından ibaret ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçeler ile hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.05.2013 tarihinde 1. bozma nedeni yönünden oybirliği, 2. Bozma nedeni yönünden oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEF GÖRÜŞÜ:
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, bölünmemiş, iki yönlü, gece aydınlatma bulunan yolda herhangi bir zorunluluk bulunmadığı halde sağ şerit yerine yolun sol şeridinde seyir halinde iken, yolun solunda park halindeki araçların arasından yola çıkan 6 yaşındaki yayaya aracın ön kısmı ile çarparak ölmesine neden olduğu, kovuşturma sırasında alınan rapora göre sanık ile ölen yayanın eşit kusurlu olduğunun kabul edildiği, katılanın sanık hakkındaki şikayetinin devam ettiği ve zararlarının karşılanmadığı olay nedeniyle mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın “sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler” gerekçe gösterilerek seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin hukuka uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki 2 nolu bozma görüşüne muhalifiz.