YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3064
KARAR NO : 2023/14361
KARAR TARİHİ : 20.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/478 E., 2019/491 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak
kurulan beraat hükmü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.12.2019 tarihli kararında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad ve soyadlarının gösterilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince, “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, “Yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine” hususlarında karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-c maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olduğunun düşünülmemesi,
2. Oluş ve dosya içeriğine göre; mağdurun, sanığın annesi olduğu, olay günü sanığın uyuşturucu madde almak için annesi mağdurdan para istediği, mağdurun istenilen parayı vermemesi üzerine, sanığın “seni ya da kendimi öldürürüm” şeklinde mağduru tehdit edip darp etmeye çalıştığı, sanıktan korkan mağdurun sanıkla birlikte evden ayrılıp İş Bankasına giderek hesabından 600,00 TL para çekip sanığa verdiği, mağdurun İş Bankası nezdinde bulunan hesaplarına ait kayıtlara göre, olay günü saat 10.48’de mağdurun hesabından 600,00 TL paranın çekildiğinin sabit olduğu, mağdurun her aşamada sanığın tehditle para istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; nitelikli yağma suçunun sübut bulduğu gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.