YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15977
KARAR NO : 2013/30740
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar … ve …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 04/12/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Somut olayda; sabıkasız olan sanıklar hakkında, ruhsatsız bina yapmak, vergi ve harçlarını ödememek suretiyle kamunun zarara uğramasına neden olmadan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
TCK’nın 184. maddesinin 5. fıkrasında özel düzenlemeyle ruhsata aykırılığın giderilmesi halinde, evrelere göre kamu davasının açılmamasına veya kamu davasının düşürülmesi yahut cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına yer verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası’nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğine yer verilmiştir. Dosyada katılan idarenin belirlediği bir maddi zarar söz konusu olmayıp böyle bir talep de bulunmamaktadır. Maddi bir zararın olup olmadığı ile, varsa miktarı ortaya konmadan sanıklar hakkında CMK’nın 231/6. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, varsa maddi zarar miktarı belirlenip sanıkların ödeyip ödememe ihtimalleri tüketilmediğinden, şahsileştirme ilkesiyle çelişmedir. Çünkü haklarında TCK’nın 62, 50/1-a maddelerinin uygulanma gerekçeleri ile cezanın alt sınırdan hükmolunmasına göre, varsa maddi zararın bildirilmemesiyle, sabıkasız ve iyi halli olan sanıklar hakkında CMK’nın 231/6. maddesinin uygulanmaması arasında çelişki oluşmuştur.
Diğer yandan, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma suçun unsurudur. Binanın yapılmasıyla verilen açık maddi bir zarardan söz edilebilmesi için, bunun belgelenerek ileri sürülmesi gerekir. Mahkeme kararında sözü edilen ruhsat almadan, vergi ve harçlarını ödemeden bina yapmada, katılan idarenin kasasından doğrudan doğruya bir maddi zarar da yoktur. Varsa mahrum olunan kar/gelir, suçun işlenmesi sonucu değildir. Çünkü, böyle bir zarardan söz edebilmek için, örneğin bina yapılmadan önce süreklilik arzeden veya belli periyotla elde edilen gelirin bina yapılmasıyla kesilmesi; yahut, bina yapılmasıyla idarenin bu fiilden dolayı maddi bir zarara uğraması; maddi zararın fiilden doğması gerekir. Aksi takdirde, her suçta, örneğin kolluk veya adliyeye gidip gelme veya işinden olma ile uğranılan zararın varlığının kabulü gerekecektir. Böyle bir yaklaşım karşısında, yasama organının adli sistemde getirdiği iyileştirmelerin anlamsız kalması söz konusu olacaktır.
Özetle, TCK’nın 184/1. maddesindeki suçun işlenmesiyle idareye doğrudan verilen maddi zarar söz konusu değildir. Böyle bir zarardan söz edilirse de bunun idare tarafından belgelenerek istenmesi veya açıkça belirtilmesi gerekir. Eğer, bina idarenin arsasına yapılmış olursa maddi zarardan söz edilebilir. Somut olayımızda, sanıklar kendilerine ait arsaya bina yapmışlardır.
Tüm bu nedenlerle, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma fiilinden doğrudan kaynaklanan bir maddi zarardan söz edilemeyeceğinden, esas mahkemesi kararının bu sebepten bozulması yerine onanmasına ilişkin yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.