Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/10288 E. 2013/24849 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10288
KARAR NO : 2013/24849
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile
suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 193/1. maddesinde hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı kuralı getirilirken, aynı maddenin 5353 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasında istisnaya yer verilmek suretiyle sorgusu yapılmamış olsa dahi toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesine olanak sağlanmış, anılan fıkranın gerekçesinde de “böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir” denilerek değişikliğin amacının açıklanmış bulunması ve bu doğrultuda konuyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 … ve 89/243 sayılı kararında belirtildiği üzere Kanunun 223/9. maddesindeki “derhal beraat kararı verilebilecek haller” ile bağlantısı olmaksızın Kanunun 193/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmamış olsa bile delillerin takdiri sonucunda ulaşılacak kanıya göre mahkumiyet dışında bir kararla davanın bitirilebileceği, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, iddianamede sanığın eyleminin, ölümle tehdit biçiminde tanımlanması ve yargılama sırasında dinlenen mağdurun da sanığın kendisini ölümle tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı olmayan hayata yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturabileceği ve ortada sanığın mahkumiyetine karar verilmesini olanaksız kılan bir durumun söz konusu olmadığı gözetilmeden, mahkemece sanığın sorgusu yapılmadan ve tanıklar … Kurum ve Yetiş Tok yöntemince dinlenilmeden, “tehdit sözlerinin söylenmesine neden olan olayın içeriği, bu olay sonrası söylenen sözler arasında geçen zamanın çok kısalığı, sanıklar arasındaki bağ ile söylenen sözlerin müşteki üzerinde bıraktığı etki, dosya kapsamıyla değerlendirildiğinde tehdit sair tehdit olarak değerlendirilmiş olup, eylemin 106/1. maddesinin 2. cümlesi kapsamında kaldığı, müştekinin şikayetinden vazgeçtiği” biçimindeki kanuni ve yerinde olmayan gerekçe ile düşme kararı verilmesi,

Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.