YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10829
KARAR NO : 2013/11157
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 184/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair, (…) 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2011 talihli ve 2011/621 esas, 2011/807 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının …/03/2013 gün ve 49597 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Sanığın inşaat ruhsatı almadan kaçak inşaat yapmak şeklinde kabul edilen eyleminden dolayı, mahkemece imara aykırılığın giderilmemiş olması göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 184/5. maddesinde yer alan “Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar plânına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.” şeklindeki düzenlemeye göre, kişinin kararın kesinleşmesinden sonra kaçak inşaatı ruhsata uygun hale getirmesi halinde cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak olması karşısında, mahkemece, anılan maddedeki özel … pişmanlık hükmünü dikkate alan gerekçeyle iki ayrı kurumun uygulama şartlarını birleştirerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
… MİLLETİ ADINA
I-Olay:
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında açılan kamu davasında, … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2011 tarihli kararı ile, erteli 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın dava konusu yeri eski hale getirmediği ve kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle yasal şartlar oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Mülkiyeti hazineye ait olan yere ruhsatsız inşaat yapan sanığın eylemine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararında da belirtildiği üzere, koşullu bir düşme nedeni oluşturan, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşullar ile birlikte “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin istikrarlı uygulamasına göre, kişinin kendi arazisi üzerine yapmış olduğu ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma eyleminde, kamu zararının bulunmaması nedeniyle, objektif ve subjektif koşulların birlikte varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak bina yapılan arazinin kamuya ait olması durumunda kamu zararının oluşacağı ve eski hale getirme veya ruhsatlandırma gibi suçtan kaynaklanan zararın giderilmemesi durumunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirtilmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık …’in ruhsatsız bina yaptığı arazinin, Aksu Belediyesi görevlilerince düzenlenen 01/05/2008 ve 12/01/2010 tarihli tutanaklarda belirtildiği üzere Hazineye ait olduğu anlaşılmaktadır. Sanık da 21/…/2011 tarihli savunmasında kaçak inşaat yaptığı yerin Hazineye ait olduğunu ifade etmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında, sanığın ruhsatsız bina yaptığı yerin Hazineye ait olması nedeniyle kamu zararının meydana geldiği ve bu zararın giderilmediği gerekçesiyle mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.