YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12848
KARAR NO : 2023/22995
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/488 E., 2022/255 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın hakaret suçundan iki kez mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/59534 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde yer alan, “(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan kamu görevlisine hakaret suçunu müşteki polis memurları … ve …’a yönelik olacak şekilde, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı anda birden fazla mağdura karşı işlediği anlaşıldığından, temel cezanın belirlenmesini takiben 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, aynı Kanun’un suçların içtimaı bölümünde, 42, 43 ve 44 üncü maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacaktır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İnceleme konusu somut olayda; sanığın tek bir fiil ile her iki şikayetçi polis memuruna hakaret etmesi şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir şikayetçi için ayrı ayrı ceza verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
2. Sanık hakkında hakaret suçundan iki kez mahkumiyetine ilişkin Küçükçekmece 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2021/488 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Kararlardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi dördüncü fıkrasının (d) bendi fıkrası uyarınca, yerel Mahkemece yapılan uygulama da gözetilerek;
a. Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Sanığın eylemini tek bir fiille birden fazla kişiye karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın cezasının ¼ oranında artırılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c. İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.