YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10127
KARAR NO : 2010/17580
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 8.891.230 TL alacağın 03.10.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı vek.Av. … geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı vek.Av. … ile … geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun geçici 16.maddesine dayanılarak Anavatan Partisi tarafından, 2006 yılına ilişkin Hazine yardımı talebinde bulunulduğunu; 07.05.2005 tarihinde anılan yasa hükmü kaldırıldığından, talebin reddedildiğini; bunun üzerine, işlemin iptali davası açıldığını ve … 1.İdare Mahkemesince işlemin iptali ile yardımın ödenmesine karar verildiğini; davacı tarafından davalı partiye (8.891.230 TL) ödemede bulunulduğunu; ancak, yürütmeyi durdurma talepli temyize başvurulduğundan, Danıştay 10.Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini; bu nedenle, ödenen paranın iadesi için davalıya ihtarname gönderildiğini; davalı partinin ise, ihtara rağmen haksız aldığı parayı iade etmediğini iddia ederek; 8.891.230.00 TL’nin ödeme tarihinden (03.10.2006 tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 8.784.586.00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, gecikme faizi, para borcunu ödemekte temerrüde düşen borçlunun gecikme süresi için alacaklıya ödemesi gereken faizdir. Kanuni gecikme faizinin amacı, zarar ve ziyanın önceden ve maktu olarak tespidir. Borçlar Kanunu’nun 104.maddesindeki istisna hariç gecikme faizi mütemerrit borçlu hakkında kendiliğinden yürür.
Nedensiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlıyacağı sorunu ile karşılaşılır.
Zenginleşen ister iyi niyetli ister kötü niyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Böyle bir çözümün yasal dayanağı bulunmamaktadır. Haksız fiilerde failin daima mütemerrit sayılması şeklindeki çözüme kıyasen de, böyle bir sonuca varılamaz. Nedensiz zenginleşmenin amacı ve özellikleri haksız eylemden çok başkadır.
Nedensiz zenginleşme nedeni ile gecikme faizi yürümesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
O halde, iade borcu para borcu şeklindeyse (veya sonradan para borcuna dönüşmüş ise) , iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüd faizi işleyecektir.
Bu nedenle, davacı Bakanlık tarafından, davalı partiye paranın iadesi için gönderilen ihtarnamenin tebliği ve ihtarname de öngörülen (10 günlük) sürenin sonundan itibaren temerrüd gerçekleştiğinden; bu tarih (12.11.2006 ) itibariyle faiz işletilmesi gerekmektedir. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde ödeme tarihlerinden faiz yürütülmüş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 750 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.