Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14096 E. 2010/16921 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14096
KARAR NO : 2010/16921
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili 16.02.2010 tarihli dava dilekçesinde, davacı ile davalının ayrı yaşadıklarını, davalının daha evvel açtığı boşanma davasının reddedildiğini belirterek davacı kadın için 300 TL, müşterek çocuk için 300 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında 16.02.2010 tarihli nafaka davasından bir gün önce … 6.Aile Mahkemesine 15.02.2010 tarihli dilekçe ile boşanma davası açtıklarını belirterek süresinde nafaka davasının boşanma davası ile birleştirilmesi ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemece; her iki dosya arasında bağlantı olması nedeniyle Olur Aile Mahkemesinde görülen tedbir nafakası dosyasının … 6.Aile Mahkemesinin 2010/140 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dosyanın … 6.Aile Mahkemesine gönderilmesine, yargılamaya birleşen dosyadan devamına karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK’nun 45/2.maddesinde; “Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir”. Aynı maddenin 3.fıkrasında ise; “Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” denilmektedir.
Davada, davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu iddia edilerek TMK’nun 195 vd.maddeleri gereğince tedbir nafakası talep edilmektedir.
TMK’nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birimin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK.nun md.186/son).
İki dava arasında, birlikte tahkikat yapılmasını ve tek bir hüküm verilmesini haklı gösterecek derecede yakın ve hak benzerliği bulunması halinde HUMK’nun 45/3. maddesi anlamında davalar arasında bağlantı var demektir. Bu davaların aynı sebepten doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Her iki davada tarafların aynı kişiler olması, maddi ve hukuki bağlantı olmadıkça birleştirmeyi gerektirmez. Ayrıca birleştirilen dava dosyalarının birinin diğerinin sonucuna etki yapması da olayda söz konusu değildir. Kaldı ki nafaka alacaklısının kendi ikametgahı mahkemesinde (MK.md.201) dava açma imkanı ortadan kaldırılmış olmaktadır. Bu durumda mahkemece; davaların birlikte görülmesini gerektiren nedenlerin oluşmadığı düşünülmeden yazılı şekilde birleştirme kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.