YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13122
KARAR NO : 2010/15781
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde nişanın haksız bozulması nedeniyle, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, 3260 TL maddi tazminat ile 5000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 3260 TL maddi tazminatın davalı …’ten, 5000 TL manevi tazminatın ise davalılar … ve …’ten tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili davacının, davalılardan … ile nişanlandığını, nikah yapılacağı düşüncesi ile ev kiraladığını, takı ve ev eşyası aldığını; ancak, nikaha bir hafta kala davalı ve ailesi tarafından ayrılma kararı alınarak nişanın sonlandırıldığını; müvekkilinin, ne zaman davalılardan … ve … ile karşılaşsa hakarete maruz kaldığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 3260 TL maddi, 5000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 8.260 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, nişanın bozulmasında kusurlu olmadığı ve fahiş surette zarara uğradığından bahisle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
1) Maddi tazminat yönünden,
Davacının elinde kalan ve davalının hiç yararlanmadığı (toplam 1375 TL değerindeki) perde ve giysilerle ilgili davalı aleyhinde tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
2) Manevi tazminat istemine gelince;
Davalılar Behiye ve Hanife’nin hakaret ve sövmesine ilişkin davacının iddiası nişanın bozulmasından sonraki döneme ilişkin bulunmaktadır. Nişan ve nişanın taraflarıyla ilgisi olmayan BK.nun 41.ve devamı maddelerine dayalı haksız fiilden doğan tazminat davasının Aile Mahkemesinde bakılamayacağı düşünülmeksizin, esası hakkında hüküm verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarı çok olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının manevi tazminat talebinin, BK kapsamında bulunduğu gözetilerek; bu husustaki dava, dosyadan tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmeli; değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinde davaya bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.