Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/15703 E. 2013/22085 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15703
KARAR NO : 2013/22085
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan katılan tarafından alınan kararla, Cumhurbaşkanı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması nedeniyle, katılana gönderdiği elektronik postada yer alan “Kararını şiddetle ve nefretle protesto ediyorum, yok sayıyorum, alınan bu kararın daha önce yüksek mahkemelerin almış olduğu bazı siyasi kararlardan bir farkı yoktur. Ne mahkemenizin ne de diğer bir kuruluşun halkın Cumhurbaşkanını yargılama hakkı ve yetkisi olamaz. Herkes haddini ve hesabını bilmeli…yaptığınız bu hareketle yargıya en büyük zararı siz ve sizin gibilerin verdiğini bilmenizi isterim…” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği mahkemece kabul edilmiş ise de, sanığın bu sözlerle katılan tarafından verilen kararı eleştirdiği, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide etme kastıyla hareket etmediği ve bu nedenle suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 12/09/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(K)
KARŞI OY:
Sanığın, katılanın yargıç sıfatıyla verdiği karara karşı ilgililerce yasa yollarına başvurularak hak aranması mümkün olduğu halde, tarafı olmadığı bir dava konusunu ilgi tutarak,”Anayasayı okuyan cahil insanın bile…” şeklindeki ve diğer sözlerle katılana gönderdiği mail ile hakaret ettiği sabit olduğundan, yüksek çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.