YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28580
KARAR NO : 2013/15215
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen trafik polisine yemininin yaptırıldığı görevlendirme tutanağı dosyada bulunmuyor ise de, istisnai haller haricinde mahkeme hakiminin ceza yargılamasına konu olan bir uyuşmazlıkta bilirkişi görüşü alma zorunluluğunun bulunmadığı gibi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabileceği, böyle bir durumda dahi, mahkeme hakiminin bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp, sanığın veya sanıkların kusur durumunu kendisinin belirleyeceği; Olay tarihinde saat 10.00 sıralarında, gündüz vakti, yerleşim yeri sınırlarında, bölünmüş tek yönlü yol üzerinde, sanığın, sevk ve idaresindeki yolcu minibüsü ile seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, arka tarafta bulunan ölenin, inmek için sanığa seslendiği, bu sırada sanığın aracını yolun kenarına yanaştırıp, tam olarak durmamasına karşın kapısını açması sebebiyle, ölenin araçtan inmeye çalışırken aşağı düşmesi şeklinde meydana gelen olayda, sanığın asli derecede kusurlu olduğu ve mahkeme tarafından sanık hakkında belirlenen ceza miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca bilirkişi raporunun sahteliğine yönelikte dosyada bir iddianın olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden, 5237 sayılı TCK’da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus “gibi” şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK’nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu
takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma öneren görüşlere iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 05/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.