YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/22073
KARAR NO : 2010/21557
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5400 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının satın aldığı çam kozalağı bedelini ödemediği, yapılan icra takibine de itiraz ettiği ileri sürülürek alacağın tahsili istenilmiş; mahkemece iddia sabit görülerek icra takibine vaki itirazın (kısmen) iptaline karar verilmiştir.
Öncelikle davalı adına çıkartılan meşruhatlı davetiyenin (davalının ikametgahında) bizzat kendisine ya da birlikte sakin yakınlarına tebliği gerekirken, köy ihtiyar heyeti üyesine (komşu huzurunda) tebliğ edilmiş olması usul ve yasaya (Tebligat Kanunu md.16, Teb.Tüz.22.md.) aykırı olup, savunma hakkını kısıtlar niteliktedir.
Diğer taraftan dava dilekçesinde, her ne kadar icra takibine itirazdan bahsedilmiş ise de, itirazın iptali (İİK md.67) değil, genel hükümlere göre alacağın tahsili istenilmiş ve yargılama aşamasında da başkaca bir talepte bulunulmamış olması karşısında talep aşılmak suretiyle (HUMK’nun 74 ve devamı maddeler) icra takibine vaki itirazın iptali yönünde hüküm kurulması usule uygun bulunmamıştır.
Kabule göre de; taraflardan herbiri iddia ve savunmasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümü olup, davalı duruşmaya katılmamakla hukuki ilişkiyi inkar etmiş kabul edilerek davacının, satım aktinin HUMK’nun 288.maddesi uyarınca yazılı delille (ya da yemin delili ile) kanıtlaması gerektiği gözetilmeksizin, kantar fişi ve tanık beyanına dayalı olarak iddianın kanıtlandığının kabulü doğru değildir. Kantar fişi ve bunu teyit eden tanık beyanı malın teslim ve miktarını ispata esas alınabilirse de, hukuki ilişkinin varlığına esas alınamaz.
Mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü ile bozma kararının taraflara tebliğini sağlayıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların tüm delillerini toplayarak sonucuna göre hüküm kurmaktır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.