Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17570 E. 2023/24001 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17570
KARAR NO : 2023/24001
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/643 E., 2016/190 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteğinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece;
1.Sanıklar … ve … hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2.Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin, sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik sunduğu temyiz isteminin özetle, sanıklar lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden ise temyiz başvurusunun herhangi bir temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi ile ileri sürüldüğü, gerekçeli kararın yöntemince tebliği üzerine temyiz sebebi içeren dilekçe sunulmadığı görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, devriye görevi yapan polis memuru şikâyetçilere yönelik hakaret sözleri söyleyip, üzerlerine yürüyüp iterek ve yumruk atarak şikâyetçi Hüseyin K.’nın yaralanmasına sebep olmak suretiyle hakaret ve direnme suçlarını işledikleri ileri sürülmüş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıklar … ve …’ın atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir. Sanık …’ın ise şikayetçilere yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmaması, sanıklar müdafiinin dosya kapsamında aynı zamanda, hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık …’ın müdafiisi olarak da yer alması karşısında, kurulan beraat hükümleri nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini ne şekilde cebir veya tehdit kullanarak gerçekleştirdiği, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince açıklanıp tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Sanık ve haklarında beraat kararı verilen sanıkların aşamalarda, polislerin kendilerini ortada bir sebep yokken durdurduklarına, suçlu muamelesi yapıp araçtan zorla indirmeye çalıştıklarına, kendilerine hakaret edip, saldırarak yere yatırdıklarına yönelik savunmaları ile sanık hakkında düzenlenen adli rapor içeriği karşısında olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b. Mahkemece sanığın birden fazla şikâyetçiye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul edilen olayda, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A.Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.