Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12430 E. 2023/23989 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12430
KARAR NO : 2023/23989
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/90 E., 2016/40 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca, 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2021 tarih ve 2016/148961 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; Mahkemece savunmayı doğrulayan tanık beyanına itibar edilmediği, katılanlar tarafından sanığa hakaret edildiğinin bu tanık beyanıyla sabit olduğu, delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, olayda sanığa hakaret edildiği, sanığın haksız tahrik altında kaldığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’in İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olduğu, sanığın davalı olduğu bir dosyada davacı avukatı olarak görev yaptığı, diğer katılan …’in ise aynı dosyada davacının kardeşi olduğu, ayrıca tasfiye memuru olduğu ve Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinde zabıt katibi olarak görev yaptığı ve suç tarihinde sanığın katılan …’ın görevli olduğu mahkemenin önüne gelerek ve tanıkların da bulunduğu ortamda, aralarında devam eden dava nedeniyle katılanlara hitaben “Siz dolandırıcısınız, paralelcilerin avukatısın, dolandırıcıların avukatısın, senin müvekkilin münafıktır.” ve diğer katılan …’e yönelik de “Dolandırıcısınız.” şeklinde sözle hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği kabul olunarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, dinlenilen tanıkların beyanlarının iddiayla uyumlu olduklarının anlaşılması karşısında, sanığın iddiaya konu sözleri söylemediğine dair savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve temyiz sebebi olarak ileri sürülen karşılıklı hakaret ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediğine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın hakaret eylemini aleni kabul edilen mahkeme kalemi önünde herkese açık bir şekilde işlemesine rağmen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanığa atılı hakaret suçunun aleni kabul edilen yerde işlendiğinin anlaşılması karşısında, suçun basit yargılama usulüne tabi olmaması nedeniyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.