YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14012
KARAR NO : 2023/24384
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/197 E., 2016/59 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, karşılıklı hakaret olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılanın boşanma aşamasında oldukları, sanığın … isimli sosyal paylaşım sitesinden katılana gönderdiği mesajda “azıcık namuslu olsaydın da anan kanserken erkeklerle facelerde uğraşmazdın” yazdığı sanığın ikrarı, katılan anlatımları, tanıklar S.H. ve C.A.’nın beyanları, mesaj dökümleri ile Yerel Mahkemece sabit kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanığın ikrarı, katılan anlatımları, tanıklar S.H. ve C.A.’nın beyanları, mesaj dökümleri karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmayan aynı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçlarıyla birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve tehdit suçlarından beraat kararı verilmesi karşısında, hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkûmiyet hükümü kurulması,
2. Uzlaşma sağlanamaması halinde ise,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3. Sanığın, tekerrüre esas alınan ilamın infaz edilmiş sayılma tarihinden itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra incelemeye konu suçu işlediğinden bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.