Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/4496 E. 2023/14916 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4496
KARAR NO : 2023/14916
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/376 E., 2016/121 K.
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/376 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit suçundan, sanık … hakkında ayrıca hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
1.Gerekçe içermeksizin kararı temyiz ettiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. GEREKÇE
1.Olay günü katılanın, Kadınlar Denizi mahallesindeki emlak ofisini kapattığı sırada plakasını alamadığı beyaz renkli mavi amblemli bir araç ile geçen ve arabayı kullanan sanık …’in, “seni burada yaşatmayacağız a.. koyduğumun çocuğu” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, sanık …’in yanında aralarında husumet bulunan sanık …’ın da bulunduğu olay nedeniyle tanık olarak ifadesine başvurulan katılanın kızı G.Ö’nün, katılanla aynı mahiyette beyanda bulunduğu, taraflarla ilgili olarak yapılan sorgulamalarda karşılıklı olarak taraf bulundukları dosyaların olduğu ve katılan ile sanık … arasında husumet bulunduğu, olay yerini gösteren kamera kayıtlarının incelenmesinde, katılanın beyan ettiği noktadan geçen beyaz renkli aracın tespitinin yapıldığı ancak ilgili kayıtta ses kaydının bulunmadığı anlaşılan olay nedeniyle, sanıklar hakkında tehdit, sanık … hakkında ayrıca hakaret suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı, mahkemenin 28.01.2016 tarihli kararı ile, “dosya kapsamındaki kamera görüntüsünden katılanın tarifine uygun aracın geçiş yaptığının görüldüğü ancak araç içerisinde bulunan şahıslar ile yapılan konuşmaların tespitinin mümkün olmadığı, bu noktaların müphem kaldığı, sanıkların suçlamaları kabul etmedikleri görülmüş, tanık …’in ise katılanın kızı olup katılan lehine ifade vermesinin doğal karşılanması gerektiği düşünülmüş, hal böyleyken sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri noktasında şüphenin yenilmediği kanaatine varılmış, sanıkların atılı suçları işlediklerini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi dikkate alınarak” şeklinde gösterilen gerekçe ile sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve ikinci fıkrasının (c) bendine uyan nitelikli tehdit ve aynı sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasına uyan hakaret suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanıkların sorgularının yapıldığı 10.09.2015 tarihi olduğu, bu tarihten inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlem bulunmadığı anlaşılmakla, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/376 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.