YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6158
KARAR NO : 2012/9682
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2006 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü, 150 ada 105 sayılı 5.482,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle incirlik niteliğiyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, eylemli orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ( B) ile gösterilen bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddi ile tesbit gibi tesciline yönelik verilen kararın davacı … Yönetimi tarafından reddedilen taşınmazın (A) bölümü yönünden temyizi üzerine, Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 25.03.2010 gün ve 2010/29515-3878 sayılı bozma kararında özetle “ Hükme dayanak yapılan orman raporunun yetersiz olduğu, yörede yapılan orman kadastrosunun seri bazda yapılıp yapılmadığının tesbit edilmediği, yörede yapılan orman kadastrosunun seri bazda yapılması halinde seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca herhangi bir inceleme yapılmadığından kesinleşen orman kadastrosundan söz edilemeyeceğinin gözetilmesi, bu sebeple eski tarihli ve kadastro tesbit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları, hava fotoğrafları ve tahdit belgeleri getirtilerek taşınmaz başında yapılacak keşifte tüm belgelerin yöntemince uygulanarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1968 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3. maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında, “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan devlet ormanları hakkında orman kadastro
2012/6158 – 9682
komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi devlet ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından, ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda, orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, devlet ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan devlet ormanlarının orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla; o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikte taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukukî durumlarının eski tarihli memleket haritası, hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.
Mahkemece, bozma ilamına uygun olarak yapılan araştırma sonucu dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün üzerinde 40-50 yaşlarında incir ağaçları bulunduğu ve devlet ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dış ve iç sınırlarına bitişik olduğu, dolayısıyla orman kadastro komisyonlarınca incelemesinin yapıldığı ve niteliğinin belirlendiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle; davacı … Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi sınırları içerisinde kaldığı ve eylemli orman niteliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açıldığından, kesinleşen tahdit dışında kalan ve tarım alanı niteliğinde olduğu belirlenen dava konusu 150 ada 105 nolu parselin (A) bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.