YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4377
KARAR NO : 2011/3850
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
Bir suçu gizlemek için …’yu öldürmekten, …u kasten öldürmekten sanık …, …un öldürülmesi suçuna yardımdan sanıklar …, … ile …, izinsiz silah taşımaktan adıgeçen sanıklar … ile …’ün bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (KOCAELİ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/11/2010 gün ve 359/441 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanıklar …. ve…’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları yönünden;
Katılanlar … ve …’nın 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümleri temyize yetkileri bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a)Sanık …’ın bir suçu gizlemek ve delillerini ortadan kaldırmak amacıyla insan öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/04/2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, verilen cezaların 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77 maddelerindeki ilkelere göre toplanmasına infaz aşamasında karar verilmesi mümkün görüldüğünden,
b)Sanık …’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Sanığın adli sicil kaydına göre; Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 57-207 sayılı ilamı ile aldığı 9 yıl ağır hapis cezasının suç tarihi olan 27.08.2004’den önce 26.04.2003 tarihinde infaz edildiğinin anlaşılması karşısında, tekerrür nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 81. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Sanık …’ın kasten insan öldürme, bir suçu gizlemek ve delillerini ortadan kaldırmak amacıyla insan öldürme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanıklar…, … ve …’ın kasten insan öldürme suçuna yardım, sanık …’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, … ve…’in suçlarının sübutu kabul, 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve sanık …’ın maktul ….’u nitelikli öldürme suçları yönünden oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş bulunduğundan, sanık … müdafiinin maktul … yönünden meşru savunmaya, maktul …yönünden suç niteliğine yönelen, sanık … müdafinin sübuta ilişen, sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan, katılanlar … ve … vekilinin TCK.nun 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık …’ın maktul …’u bir suçu gizlemek ve delillerini ortadan kaldırmak amacıyla öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık …’in 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)Oluşa ve dosya içeriğine göre; 13.06.2004 tarihinde sanıklar… ve …’in kardeşi, sanık …’ın arkadaşı …’un öldürüldüğü, olay tarihinde sanık …’in evinde toplanan sanıkların …’un öldürülmesinden maktul …’u sorumlu tuttukları, sanık …’in kullandığı cep telefonu ile …’ın maktul …’u arayarak …mevkiinde buluşmak üzere anlaştığı, sanık …’in arabası ile …’ı buluşma yerine götürdüğü, maktul … ile sanık … buluştuktan bir süre sonra park halindeki araçta konuşurken …’ın yanında taşıdığı sanık …’in kendisine verdiği tabanca ile maktulü vurarak öldürdüğü olayda;
a)Sanıklar… ve …’in kasten insan öldürme suçuna yardım, sanık …’ın kasten insan öldürme suçları yönünden;
aa)Kangütme suçunun saik suçu olduğu, sanık …’ın önceden öldürülen kişinin öcünün alınması görev bilinciyle eylemi gerçekleştirmesinin yeterli olduğu, saik suçlarında aradan belirli bir sürenin geçmesinin unsur olarak aranamayacağı dikkate alındığında, olayın faili …’ın arkadaşı, … ve…’in kardeşi …’un öldürülmesinin intikamını almak için, ölümünden sorumlu tuttukları …’un öldürülmesi eyleminden dolayı; sanık …’ın kangütme saikiyle öldürme, sanıklar… ve …’in kangütme saikiyle öldürmeye yardım suçlarından lehe yasa karşılaştırması yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, aradan belirli süre geçmediği gerekçesiyle suç yanlış nitelendirilerek yazılı şekilde cezalandırılmaları,
bb)Sanık …’ın adli sicil kaydı ve onaylı ilam örneğine göre; Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/22-251 sayılı ilamına göre tekerrür uygulaması yapılırken, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca hükmolunan ve 08.07.2004 tarihinde infaz edilen 1 yıl hapis ve 346 TL. para cezasından ibaret hükümlülüğün esas alınması ile yetinilmesi gerekirken, aynı ilamdaki 765 sayılı TCK.nun 456/4, 457/1 ve 51/1 maddeleri uyarınca aldığı 2 ay hapis cezasının da tekerrüre esas alınması suretiyle fazla ceza tayini,
cc)5271 sayılı CMK.nun 234. maddesi gereğince baro tarafından atanan vekil nedeniyle katılan yararına vekalet ücretine hükmolunamayacağı, 5320 sayılı Yasa’nın 13/1. maddesi nedeniyle baro tarafından atanan vekile ödenecek ücretin sanıklara yargılama gideri olarak yüklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanık …’ın kasten insan öldürme suçuna yardımdan mahkumiyetine dair kurulan hüküm yönünden;
Sanık …’ın, diğer sanıklar ile fikir birliği içerisinde olduğuna ve suçun icrasını kolaylaştırdığına dair mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, ….., ve … müdafiileri ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin CMUK 321. madde gereğince tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözönüne alınarak sanık … ve müdafiinin tahliye taleplerinin reddine, CMUK 326/son madde uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.