Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/5522 E. 2006/12353 K. 22.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5522
KARAR NO : 2006/12353
KARAR TARİHİ : 22.12.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 30.11.2004 tarihli sözleşme ile davalıya ait işletmeyi devir aldığını ve devir bedeli olarak iki adet çek verdiğini, çekleri gününde ödeyemediğini, sözleşmeye göre çeklerin ödenmemesi halinde akdin sona ermesinin ve çeklerin iadesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının çekleri iade etmediğini iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini ve çeklerin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının işletmeyi çalıştırmaya devam ettiğini, çeklerin iadesinin istenmesinin iyiniyetli bir davranış olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 30.11.2004 tarihli sözleşmeye göre, çeklerin karşılıksız çıkması halinde önce davalının çekleri iade etmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 30.11.2004 tarihli sözleşme ile davalıya ait işletmenin davacıya devrinin kararlaştırıldığı ve devir bedeli olarak iki adet çekin verildiğinde uyuşmazlık yoktur. Davacı çek bedellerini gününde ödememiş olup, sözleşmeden doğan fesih hakkını kullandığını iddia etmektedir.
Bu durumda öncelikle, devir aldığı işletmeyi davalıya aynen iade etmeli, ondan sonra çeklerin iadesini talep etmesi gerekir. Davaya konu işletmenin iade olunmadığı ve yargılama sırasında da davacı tarafından işletilmeye devam edildiği anlaşıldığına göre, davacının akitten vazgeçtiğinin kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, devir bedeli olarak verdiği çekleri ödemekle yükümlüdür.
Mahkemece sözleşmenin yorumunda ve delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.