Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/3321 E. 2010/4175 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/3321
KARAR NO : 2010/4175
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

…’yı kasten öldürmekten, …’ı da yaralamaktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (KARŞIYAKA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/07/2007 gün ve 370/448 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1a-Maktûlün, kısa aralıklarla sanığa birden çok küfür etmekten ibaret haksız eylemi tahrik sebebi kabul edilerek, 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK nun 29. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada üst sınıra yakın bir ceza yerine 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
b-Sanık, maktûl ve mağdurun birlikte birahanede, birahaneye gitmeden önce ve birahaneden çıktıktan sonra maktûlün sanığa karşı küfür ettiği, ancak, yanlarında bulunan mağdurun, sanığa karşı tahrik nedeni sayılabilecek herhangi bir haksız eylemi bulunmadığı gözetilmeksizin, mağdura yönelik eylemi nedeniyle de sanık lehine tahrik hükmü uygulanarak eksik ceza tayini,
c-Kabule göre; sanığın mağdur …’yı bıçakla sol kulak alt, sol boyun ve sol kalça dış bölgesinden eksternal juguler damar dallarında yaralanmaya, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK nun 86/1. maddesi ile uygulama yapılırken olaya uygun makul bir ceza yerine bir yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten insan öldürme suçu ile mağdur …’ya karşı eyleminin sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde öldürme suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,A-Sanık hakkında kasten insan öldürme suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, maktüle bıçakla vurup öldürdükten sonra olay yerinde bulunan mağdura saldırıp, sol kulak alt hizasından çene bölgesine doğru uzanan 11-12 cm lik tam kat, boyun solda 10 cm. lik tam kat, sol kalça dış yanda iliak bölgede 6 cm lik kemiğe nafiz kesilere, eksternal juguler damar dallarında yaralanmaya ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla ana damarların yüzeye yakın bulunduğu boyun bölgesini hedef alarak birden ziyade bıçakla vurması, yaraların niteliği ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, sanığın, fiili ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olup, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç vasfının silahla etkili eylem olarak kabul edilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, CMUK 326. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 07/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.