YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13790
KARAR NO : 2023/1771
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Red, Konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/18087 Esas, 2014/747 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı … davalılar … Ltd.Şti, … Petrol Ltd.Şti, … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2014/11741 Esas, 2014/13167 Karar sayılı ilamıyla, davacı … davalılar … Ltd.Şti, … Petrol Ltd. Şti’nin vekillerinin karar düzeltme isteğinin reddine, davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile anılan davalı yönünden kararın onanmasına diğer davalılar yönünden karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kamu borçlusu davalı … aleyhine 6183 sayılı Yasa gereğince yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacıyla kendisine ait 1467 ada 98 parseli davalı …’e, dava konusu araçlarını diğer davalı şirketlere sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.03.2012 tarihli ve 2006/114 Esas, 2012/184 Karar sayılı kararıyla; davanın kanıtlanmamış olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/18087 Esas, 2014/747 Karar sayılı ilâmı ile;
“…
Somut olayda mahkemece, dava konusu taşınmaz satışı ile ilgili olarak 6183 sayılı Yasanın 27. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçmesi, davaya konu edilen araçlar yönünden ise satışların gerçek olması, aciz belgesi ibraz edilmemesi ve kötü niyetin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava konusu tankerlerden 6 adedi borçlu davalı SEDE Petrol ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. (Eski ünvanı … Petrol ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti)tarafından … Ürünleri Paz. Tur.İnş. Nak. ve Tic. A.Ş.ne, 1 adedi ise Eka Petrol Ürünleri Paz. Tur. İnş. Nak. ve Tic. A.Ş.ne … olup borçlu şirket ile 3. kişi konumunda olan şirket ortakları arasında yakın akrabalık olduğu, yine borçlu davalı … ile 3. kişi konumundaki davalı …’in karı koca oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafından 6183 sayılı Yasanın 27 ila 30. maddelerinden sadece birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebileceğinden yukarda açıklandığı gibi borçlu davalılar ile 3. kişi konumunda olan diğer davalılar arasında akrabalık ve organik bağ bulunması nedeniyle 6183 sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca iptal kararı verilip verilmeyeceğinin tartışılması, 6183 sayılı Yasa uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında, aciz belgesi ibrazının zorunlu olmadığının göz önünde tutulması, dava konusu araçlardan davalılar tarafından elden çıkarılanlar yönünden davacı tarafından davanın tazminat isteğine dönüştürülmesi nedeniyle bu araçların elden çıkarıldıkları tarihteki gerçek değerlerinin belirlenerek davalı 3. kişilerin davacının alacak miktarını geçmeyecek şekilde tazminata mahkum edilmeleri gerektiğinin düşünülmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı … davalılar … Ltd.Şti, Eka Petrol..Ltd.Şti ,… vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarihli ve 2014/11741 Esas, 2014/13167 Karar sayılı ilamıyla
“….
1. Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davacı … vekili ile davalılar … Ürünleri Paz. Turz. İnş. Nak. ve Tic. AŞ.,ve Eka Petrol Ürünleri Paz. Turizm İnş. Nak ve Tic. AŞ vekillerinin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2. Davalı … vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Somut olayda takip konusu borç 2002 yılı Şubat ayından 2013 yılı Aralık ayına kadar kadar olan döneme ilişkin olup dava konusu taşınmaz satışı 11.12.2001 tarihinde yapılmış olmakla davalılar … ile … hakkındaki davanın dava konusu taşınmaz satışının takip konusu borçtan önce yapılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece dava konusu taşınmaz satışı ile ilgili olarak 6183 sayılı Yasanın 27. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiş olması sonucu itibarıyla doğru görüldüğünden davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dava konusu taşınmaz satışına ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.” gerekçesi ile davalı … yönünde kararın onanmasına ,diğer davalılar yönünden davanın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; Adana 2. Vergi Mahkemesi’nin 2015/92 Esas sayılı dosyası içeriğine ve bilirkişi raporuna göre davalı şirketin davacı kuruma borcu kalmadığının tespit edilmiş olduğu, Yargıtay ilamı da dikkate alındığında davalı … ile Nadir’in taşınmaz satışını takip konusu borçtan önce yaptığına ilişkin kararı dikkate alınarak dava şartı yokluğundan davanın reddine gerektiği anlaşıldığından, davacının davalı … ile … aleyhine açtığı davasının dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, davalılar Turcan Petrol ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd, Şti (Yeni ünvanı-Sede Petrol ve Petrol Ürün. San. ve tic. Ltd. Şti), Eka Petrol Ürünleri Paz. Turz. İnş. Nak. San. ve Ltd. Şti ve … Ürünleri Paz. Turz. İnş. Nak.ve Tic.AŞ. Yönünden ise dava konusuz kaldığından karar evrilmesine yer olmadığına, karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Adana 2. Vergi Mahkemesinin 2015/92 Esas 2015/1378 Karar sayılı dosyasının bu dava ile ilgisinin olmadığı, banka hesapları üzerine konulan vergi borcuna ilişkin zamanaşımı olmayacağı, davalıların mal kaçırma amacı ile hareket ettiklerini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.