Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/4366 E. 2010/1434 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/4366
KARAR NO : 2010/1434
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

Kardeşi …’yi kasten öldürmekten sanık …’nin yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (NİĞDE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/11/2008 gün ve 94/302 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul,oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin,cezayı azaltıcı taktiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış,savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı beyanında vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Akıl hastalığı nedeni ile yönlendirme yeteneği azalmış olan sanık ile maktulün kardeş oldukları ve aynı evde beraber yaşadıkları, olay günü maktulün saçlarını yıkamak istemesi üzerine, sanığın ibrikle maktülün başına su döktüğü, su dökme şekline kızan maktülün,sanığa sinirlenerek “nasıl su döküyorsun” deyip sanığa küfür ettiği ve buna sinirlenen sanığın odada bulunan piknik tüpünü kaldırarak kardeşi …’in kafasına vurarak öldürdüğü olayda;
a)Aksi ispatlanmayan savunmaya göre, sanığa sinirlenerek “nasıl su döküyorsun” deyip sanığa hakaret eden maktulün eylemini, sanık yönünden tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
b)5237 sayılı TCK.nun 57 ve 32 madelerinde koruma ve tedavi süresi konusunda herhangi bir süre kısıtlanması bulunmadığı halde, 5 yıl süre sınırlanması ile sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması,
Yasaya aykırı olup,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 10/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.
10/03/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … ‘un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat … ‘ın yokluğunda 11/03/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.