YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10990
KARAR NO : 2023/2034
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/25 Esas, 2018/226 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/3325 Esas, 2019/399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve sanığın yüklenen suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdur beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 31.08.2017 günü sanık …’in katılan mağdur …’i kolundan tutarak tuvalete götürmeye çalıştığı, mağdur “nereye gidiyoruz” diye sorduğunda “camiye gidiyoruz” şeklinde cevap verdiği, sanığın mağduru caminin tuvaletine götürerek mağdurun pantolonunu zorla indirdiği ve mağdurun poposuna ve cinsel bölgelerine dokunduğu, bu sırada mağdurun “beni kurtarın” şeklinde bağırması üzerine tanık sıfatı ile dinlenen … ****** ile … *****’ın cami tuvaletine gelerek olaya müdahale etmeleri sonucu mağdurun kurtarıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık savunmalarında kendisine yüklenen suçu inkar etmiş ise de; mağdur ve tanıkların aşamalardaki samimi ve tutarlı anlatımları karşısında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın inkara yönelik savunmalarına mahkemece itibar edilmediği anlaşılmakla sanığın eylemi nedeniyle cezalandırılmasına dair hüküm tesis edildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın on beş yaşından büyük olan mağdur ile olaydan bir ay önce tanıştıkları, olay günü sanık ile mağdurun birlikte cinsel ilişkiye girmeyi kararlaştırarak caminin tuvaletine girdikleri, önce mağdurun pantolonunu diz kapaklarına kadar indirdiği, bu sırada tanıklar … **** ve … ******’ın tuvaletin kapısını açtıkları, bunun üzerine sanık ve mağdurun olay yerinden kaçtığı, Bölge Adliye Mahkemesince mağdurun ruhsal yönden kendini savunacak durumda olduğunun dosyadaki raporlarla tespit edildiği, on beş yaşından büyük olması sebebiyle cinsel ilişki konusunda karar verme yetkisinin bulunduğu ve yapacağı eylemlerin herhangi bir suç oluşturmayacağı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de bu karar doğru bulunmadığından kararın kaldırılarak yeniden hüküm verme yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar mağdur beyanlarında kendisinin tuvalete girdiğini, sanığında arkasından tuvalete girip kendisine dokunmaya çalıştığını ancak engeleyerek buna izin vermediğini iddia etmiş ise de tanıklar mağdur ve sanığı birlikte yürürken görüp şüphelendiklerini, bunun üzerine takip ettiklerini, tuvaletin kapısını açtıklarında sanığın giyinik mağdurun ise pantolonunun inik olduğunu gördüklerini, mağdurun bağırdığını ve her ikisininde tuvaletten kaçtığını söyledikleri mağdurun zor ve baskı altında bulunduğuna dair bir görgülerinin olmadığı, mağdurun ruhsal yönden kendisini savunabilecek durumda olduğu, sanıkla tuvalet dışında buluşup birlikte yürüryerek gittikleri, sanığın onu zorla ya da tehditle götürdüğüne dair bir delil olmadığı, tanıkların anlatımından da birlikte … ile gittiklerinin anlaşıldığı dikkate alındığında mağdurun kendi rızası ile sanıkla ilişkiye girmek için tuvalete gittikleri ancak bu ilişkinin gerçekleşmeden tanıklarca yakalandıkları, bu aşamaya kadar oluşmuş her hangi bir suç olmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçu zorla işlediğine dair bir delil bulunmadığından beraatine karar vermek gerekmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/3325 Esas, 2019/399 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.