Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3777 E. 2011/7030 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3777
KARAR NO : 2011/7030
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/294592

…’ı kasten öldürmekten sanık …, işbu suça yardımdan sanıklar … ile …’nin bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, diğer sanıklar …, …, …, … ile …’nun üzerlerine atılı suçlar ile adları geçen sanıklar … ile …’ın öldürmeye teşebbüs suçundan beraatlerine ilişkin (…) Onuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2010 gün ve 131/117 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar … ile … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar … ile … haklarında duruşmalı, sanık … ile müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Mahkemenin 22.05.2008 gün ve 193/139 sayılı kararıyla, sanıklar …, ve …’in, “mağdur …’i öldürmeye teşebbüs” suçundan beraatlerine ilişkin verilen hükümlerin temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığı halde, belirtilen suçla ilgili yeniden kurulan beraat hükümlerinin hukuksal değerden yoksun oldukları kabul edilmiş; temyiz edenlerin sıfatları ve temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanıklar … ve …’in, “mağdur …’i öldürmeye teşebbüs” suçu dışındaki suçlar yönünden yapılmıştır.
2- Müdahillerin “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçu yönünden açılan kamu davalarına katılma ve verilen hükümleri temyiz etmeye yetkileri bulunmadığından, vekillerinin bu suçlardan kurulan. hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
3- Dosya kapsamı ve gösterilen gerekçeye göre, mahkemenin, ilk haksız saldırının sanıklar …, … ve Can tarafından gerçekleştirildiğinin kabulünde ve buna bağlı olarak haksız tahrik hükümlerini uygulamamasında bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamenin aksi görüşle bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, … ve Can’ın “kasten öldürme” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar … ve …’in “mağdur …’yı öldürmeye teşebbüs”; sanık …’ın “kasten öldürme”, mağdur …’yı öldürmeye teşebbüs”, “6136 sayılı Kanuna Muhalefet”; sanıklar Savaş ve Kemal’in “kasten öldürme”, “mağdur …’yı öldürmeye teşebbüs”; sanık …’ın “kasten öldürme”; sanık …’ün, “suç delillerini gizleme” suçları yönünden, elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeter derece ve nitelikte bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, bozmaya uyularak verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, haksız tahrikin varlığına; sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, sübuta haksız tahrikin varlığına; sanık … müdafiinin meşru savunmaya, sübuta, haksız tahrikin varlığına; müdahiller vekilinin, tüm sanıkların tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanıklar … ve …’in “mağdur …’yı öldürmeye teşebbüs”; sanık …’ın “kasten öldürme”, mağdur …’yı öldürmeye teşebbüs”, “6136 sayılı Kanuna Muhalefet”; sanıklar Savaş ve Kemal’in “kasten öldürme”, “mağdur …’yı öldürmeye teşebbüs”; sanık …’ın “kasten öldürme”; sanık …’ün, “suç delillerini gizleme” suçları yönünden kurulan beraat hükümleriyle, sanıklar … ve Can’ın “kasten öldürme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden,
a) Suç tarihinde TCK’nun 6/1-b maddesi kapsamında hukuken “çocuk” olan sanık … hakkında, TCK’nun 53/4. maddesine aykırı olarak TCK’nun 53/1, 2, 3. maddesinin uygulandığı,
b) Baro tarafından sanıklar … ve Can’a atanan müdafiye ilişkin ücretin, 5320 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca, bu sanıklar yönünden yargılama giderleri arasında gösterilmediği görülmekle,
CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasının mahsus bölümlerinde yer alan;
a) Sanık …’a ilişkin bölümlerinden, TCK’nun 53. maddesiyle ilgili uygulamanın çıkartılmasına;
b) ” … yargılama giderleri olan ceman 118.84 TL’nin mahkum olan sanıklar … …, … ve …’den eşit olarak tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere, “5320 sayılı Kanunun 13/1 maddesi uyarınca, ayrıca yargılama giderlerinden sayılan 462 şer TL müdafii ücretinin, ayrıca sanık … ve Can’dan ayrı ayrı tahsiline” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin, kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
B) Sanık …’in “kasten öldürme” suçu yönünden,
a) Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkalarının tekerrüre esas olup olmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b) Gerekçeli kararda adli emanete kayıtlı eşyalar yönünden karar verilmesine rağmen, kısa kararda aynı hususta karar verilmemesi suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
c) Baro tarafından sanığa atanan müdafiye ilişkin ücretin, 5320 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca, bu sanık yönünden yargılama giderleri arasında gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafıi ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi hükümlerin, kısmen itebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
22.11.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar … … ile … müdafii Avukatlar … Kaan Işıldaş, … ve Mukaddes Koç’un yokluklarında 24.11.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.