Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/7893 E. 2010/3682 K. 18.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7893
KARAR NO : 2010/3682
KARAR TARİHİ : 18.05.2010

… ile …’i kasten öldürmekten, …..’ü de yaralamaya teşebbüsten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/10/2008 gün ve 263/465 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: duruşmalı olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

A-Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetine göre 5237 sayılı TCK.nun 58 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktuller …. ve …..’yü öldürme ve mağduru yaralamaya teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde adam öldürme suçlarının niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, duruşmalı incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin TCK.nun 25 ve 30 maddelerinin şartlarının varlığına, adam öldürme suçlarında suç vasfına, yaralama suçunda sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1-Adam öldürme suçundan kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2-Mağdur ….’e yönelik eylem yönünden;
Köy halkı ile su nedeniyle nizalı olan sanığın, olay akşamı evine arabulucu olarak gelen maktuller ve mağdur Derviş’e pompalı tüfekle birden fazla ateş etmesi sonucu, ilk önce eve 5 metre mesafedeki maktul …, daha sonra 100 metre ilerde kaçmakta olan maktul …’nün yaralanarak yere düştüğünü görmesi üzerine, mağdurun sakınması ve kaçması nedeniyle devam eden ateşten isabet almadığı olayda; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan öldürme kastının bölünemeyeceği,mağdura yönelik kastının da adam öldürme olduğu anlaşılmakla, adam öldürmeye teşebbüs suçu yerine yaralamaya teşebbüs suçundan hüküm kurulması,ozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

18/05/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’in yokluğunda 27/05/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.