YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12621
KARAR NO : 2013/710
KARAR TARİHİ : 24.01.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, Hazineye ait … Köyü 1088 (116) nolu kök parselin içinde bulunduğu alanda Seyhan Belediyesi ile Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemelerinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tesciline, mümkün olmaz ise tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediyeler ile dahili davalı, davanın reddini savunmuşlardır.
Seyhan Belediyesi hakkında karar verilmesine yerolmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “ …Sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kayıtların dayanaksız hale geldiği ve sicil kaydının Türk Medeni Yasasının 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davalı … belediyesi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar yönünden bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği üzere eski hale ihya davasının kabulüne karar verilmiş olmasında kural alarak bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki, imarla oluşan sicil kayıtlarının iptaline karar verilmeden eski hale ihyaya karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, Seyhan Belediyesi yönünden karar verilmesine yerolmadığına, diğer davalılar yönünden eski hale ihya isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, imar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin olup, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak, sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kayıtların dayanaksız hale geldiği ve sicil kaydının yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı … vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile avukatlık ücreti maktu olması gerekirken nispi olarak tayin edilmiş olması doğru olmadığı gibi, çekişmeye konu imar uygulamalarının önce Seyhan Belediyesi daha sonra da Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirildiği ve her iki uygulamanın da idari yargı yerinde iptal edildiği, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın yeni kurulan Çukurova Belediyesi sınırları içerisine alındığı ve halefiyet ilkesi gereği Seyhan Belediyesi’nin işleminden Çukurova Belediyesi’nin sorumlu olduğu gözetilerek yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden Adana Büyükşehir Belediyesi ile Çukurova Belediyesi’nin birlikte sorumlu tutulmaları gerekirken yalnızca Adana Büyükşehir Belediyesinin sorumlu tutulmuş olması da doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 2. maddesinin 4. fıkrasındaki ” Harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yerolmadığına ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 21.15.-TL karar ilam harcının davalı … ile dahili davalı … Başkanlığından tahsili ile hazineye irat kaydına, fazla alınan harcın bulunması halinde karar kesinleştiğinde talep halinde ilgilisine iadesine ” ibaresinin,
Yine hükmün 2. maddesinin 5. fıkrasındaki; ” Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesap edilen 2.851,20.-TL vekalet ücretinin davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.200.-TL maktu vekalet ücretinin davalı … ile dahili davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin,eklenmesine, davalı … Başkanlığının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.