Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/14833 E. 2012/2942 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14833
KARAR NO : 2012/2942
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan dedesi …’nın 87, 103, 131, 156, 192, 201, 873 ve 920 parsel sayılı taşınmazları ile 95 ve 1027 parsel sayılı taşınmazların ½ payını bağış yoluyla davalı torununa devrettiğini, temliklerin muvazaalı olup, murisin mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini, öldüğünde üzerine kayıtlı taşınmaza rastlanmadığını ileri sürerek, tapuların iptali ile miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların kayıtsız şartsız bağışlandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iradeye uygun işlem yapıldığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı ve tenkis talebinin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; miras bırakanın çekişmeli taşınmazları bağış suretiyle davalıya intikal ettirdiği, geçerli işlemlerden olan bağış suretiyle temlikte 1.4.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı gözetilmek ve davacının tenkis talebinin bulunmadığı belirlenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne değinen tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

.
Davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; konusu para veya para ile değerlendirilebilen (malvarlığı, mamelek hakkı vs.) olan, diğer bir söyleyişle konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda karar ve ilam harcı nispidir. Ancak bunun için davanın esası hakkında karar verilmiş olması ve hükmün davacının lehine bulunması, yani davacının tamamen veya kısmen davayı kazanmış olması gerekir. Bu halde karar ve ilam harcı hüküm altına alınan miktar (değer) üzerinden hesaplanır. Davanın reddi halinde ise karar ve ilam harcı maktu olup, miktarı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 Sayılı Harçlar Kanununa bağlı 1. sayılı tarifeye göre belirlenir.
Somut olaya gelince, dava reddedildiğine göre maktu karar ilam harcı hüküm altına alınacak yerde nispi karar ilam harcının tahsiline karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, keşfen belirlenen değer üzerinden tamamlama harcı alınmadığına göre, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden davalı taraf yararına avukatlık ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile harcı ikmal edilmeyen değer üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş oması da isabetsizdir.
Ne var ki; anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 3. fıkrasındaki; ” Alınması gerekli dava konusu taşınmazların toplam değerine göre hesaplanan 6.921,34.-TL harçtan peşin alınan 135,00.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.786,34.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine; ” Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 18.40.-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken peşin alınan 135,00.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60.-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine ” ibaresinin yazılmasına, yine hükmün 4. fıkrasındaki; ” Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’e göre hesaplanan 11.061,25.-TL vekalet ücretinin davacı yandan alınarak davalı yana verilmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine; ” Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı yandan alınarak davalı yana verilmesine ” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK’nun 436/2 (6100 sayılı HMK.’nun 370/2 md.) maddesi gereğince, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.