YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2636
KARAR NO : 2012/2694
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, TESCİL VE SENET İPTALİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, tedavi gördüğü hastanenin psikiyatri bölümünde yattığı sırada kendisi ile ilgilenen davalı …’in yaptığı masrafları ileri sürerek, imzalattığı senet bedelinin karşılığı olarak evinin devri için baskı ve tehdit uyguladığını, hastaneden gizlice çıkartarak kendisinin vekil tayin ettirdiğini ve anılan vekaleti kullanılarak 34 ada 130 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü davalı …’ya bu şahsın da diğer davalı …’ye temlik ettiğini, senedin tanzimi ve vekaletin verildiği tarihlerde hukuki ehliyetinin bulurmadığı gibi davalı …’nin de vekilin eşi olup iyi niyetli olmadığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescil ile senedin iptali isteminde bulunmuş, yasal temsilcisi davaya muvafakat ettiğini bildirmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “….ehliyetsiz olduğu Adli Tıp raporu ile saptanan davacı … davayı bizzat kendisi açmış ve yürütmüştür. Adı geçenin ehliyetsiz olduğu Mahkemece belirlendiğine göre öncelikle davayı yürüten hakimin vesayet makamına ihbarda bulunarak davacıya bir vasi atanmasını temin etmek ve atanacak vasinin de TMK’nun 462/8. maddesi hükmü uyarınca vesayet makamından davaya icazetin sağlanması bakımından izin alması, vasi huzuruyla davanın sürdürülmesi ve karara bağlanması gerekirken bu usulü işlemler ikmal edilmeden hukuki ehliyete haiz olmayan kişi huzuru ile davanın tedvir ve intaç edilmiş olması isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil ve senet iptali isteklerine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince, davanın yasal temsilci huzuru ile görülerek kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; bozmadan önce verilen ilk karar gereğince alınan 5.028,75.- TL bakiye karar harcının 08.09.2009 tarihli makbuz ile davacı tarafından yatırıldığı gözetilmeksizin, bozma sonrasında verilen 09.06.2011 tarihli karar ile anılan harcın davalı…… tarafından yatırıldığından bahisle yeniden harç alınmasına yer olmadığına şeklinde kurulan hüküm doğru değil ise de; anılan bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine ” alınması gereken 5.940.00.- TL harçtan peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.028.75.- TL harcın davacı tarafından 08.09.2009 tarihli makbuz ile yatırıldığı anlaşıldığından, 5.028.75.- TL bakiye harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin yazılmasına, sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY’nın 438/2. (6100 sayılı HMY’nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.