YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12166
KARAR NO : 2023/19771
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/350 E., 2016/13 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında katılan … N.’ye karşı kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında katılanlar …, … ve …”ye yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayalı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık dilekçesinde hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz etmek istediğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde sosyolog olarak çalışan katılan … N.’nin diğer katılanlar … ve … ile birlikte sanığın annesi olan tanık S.T.’nin yardım müracaatı üzerine sanığın ikametgahına gittikleri, katılanlar … ve …’nın araçta bekledikleri, katılan … N.’nin ise evin kapısına çıkan tanık S.T. ile görüştüğü sırada sanığın katılan … N.’ye saldırıp itmek suretiyle darp ettiği ve basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, sonrasında …’nin resmi araca binerek aracın kapısını kapattıkları, sanığın bu sırada katılanlara küfür etmek suretiyle hakaret ettiğinin tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda (B) bendinde açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A.Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ile aralarında daha önceden herhangi bir ihtilaf ve sanığa suç isnat etmelerini gerektirecek bir sebep bulunmadığı anlaşılan kamu görevlisi olan katılanların, aşamalarda değişmeyen ifadeleri ve mahkemenin oluşa dair kabulü karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmıştır.
Ancak ; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, cezası ertelenen sanık hakkındaki denetim süresinin alt sınırının, hükmedilen hapis cezasından az olamayacağının gözetilmemesi hususu hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümler fıkrasında yer alan denetim süresinin belirlenmesine ilişkin paragrafa; “1 yıllık deneme süresine tabi tutulmasına” ibaresinin çıkarılıp yerine “1 yıl 2 ay 17 gün denetim süresine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.