Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/5364 E. 2023/2217 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5364
KARAR NO : 2023/2217
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/91 E., 2021/161 K.

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine hırsızlık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2015 tarihli ve 2015/6126 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1, 141/1, 143/1, 35/1, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/586 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143, 35, 31/3, 62/1, 50/3 ve 50/1-a. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/5950 Esas, 2021/2673 Karar sayılı kararı ile özetle; 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanamayacağı, uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, kabule göre de suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında daha önceden işlediği hapis cezasına dair mahkûmiyet kaydı bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 35/2, 31/3, 62/1, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun’un 50/3 ve 50/1-a. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.09.2022 tarihli ve 2021/90078 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun sahipsiz sandığı hurda demirleri aldığı, suç kastının bulunmadığı, suçun maddi unsurunun oluşmadığı, beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde yaşı 18’den büyük … ile birlikte saat 04.30 sıralarında gündüz vakti şikâyetçinin sorumlusu olduğu ve yıkım işinin yapıldığı inşaat alanındaki hurda nitelikte demir kapı, alüminyum kapı, demir sac parçaları ve demir çubuk parçalarını at arabasına yükleyerek olay yerinden ayrılmak istediği sırada yakalandığı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuk üzerine atılı hırsızlık suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu ikrara dönük beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Şikâyetçi …’ın soruşturma aşamasında alınan ifadesi, eylemin diğer sanığı …’ün soruşturma aşamasında alınan ifadesi ve kolluk görevlilerince düzenlenen 18.06.2015 tarihli tutanak dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecinde ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun yasal unsurlarının oluştuğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak;
Mahkemece, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarihli bozma kararına uyularak uzlaştırma işlemleri için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi üzerine, uzlaştırmacı tarafından düzenlenen 28.04.2021 tarihli uzlaştırma raporunda, şikâyetçiye ulaşılamadığı ve suça sürüklenen çocuğun vasisi olduğu belirtilen Gönül Dağ isimli kişiye uzlaştırma teklif formunun tebliğ edilmesine rağmen formun imzalanıp gönderilmediğinden bahisle uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmişse de, şikâyetçi …’ın soruşturma aşamasında alınan 18.06.2015 tarihli ifadesinde bildirdiği adresinin “… Mah. Avcı Sok. 17/3 … ” olduğu, uzlaştırma bürosu tarafından ise uzlaştırma teklif formunun bildirilen adresten farklı olan “… Mah. … Sok. 17/4 … ” adresine gönderildiği ve bila tebliğ iade edildiği, … İl Emniyet Müdürlüğünün 06.04.2021 tarihli cevabi yazısı ve ekindeki belgeye göre şikâyetçinin yurtdışında bulunmadığı, 10.01.2020 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, buna göre, şikâyetçi yönünden usulüne uygun olarak yapılmış uzlaşma teklifinin bulunmadığı, ayrıca suça sürüklenen çocuğun vasisi olduğu belirtilen … isimli kişiye ait vasilik kararının dosyada bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun nüfus kayıt örneğinde ise Nazlı Tür isimli kişinin 31.07.2018 tarihinde vasi olarak atandığına dair şerhin bulunduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece, usulüne uygun olarak yapılmayan uzlaştırma işlemleri ve uzlaştırma raporuna dayanılarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/91 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.