YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/542
KARAR NO : 2023/1520
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/303 E., 2020/918 K.
…
…
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/297 E., 2017/214 K.
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 11.12.2019 tarih 2018/2878 E., 2019/9711 karar sayılı kararı ile bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile bozma ilâmına direnilmiştir.
Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 04.11.2021 tarihli ve 2020/8133 E., 2021/13497K. sayılı kararı ile; bozma ilâmı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2022 tarih 2021/10-1007 E, 2022/1529 K. sayılı kararıyla, direnme kararının yerinde olduğuna karar verilerek dosya Dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 05.05.2006 tarihinde Kuruma yaptığı yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin başvurusunun sigorta başlangıç tarihinin 02.12.1983 olduğu ve buna göre de 25 yıllık sigortalılık süresini 02.04.2007 tarihinde dolduracağından bahisle kabul edilmediğini, 16.10.2006 (11.10.2006) tarihli başvurusunun da aynı nedenle reddedildiğini, daha sonra müvekkiline 02.12.1983 sigorta başlangıç tarihine göre askerlik borçlanması da dikkate alınarak 01.05.2007 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, bu arada davacının … 18. İş Mahkemesinde açtığı davada sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1983 olduğunun tespitine karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bunun üzerine davacı tarafından tekrar yapılan başvurunun Kurumun 11.05.2016 tarihli ile işlemi reddedildiğini ancak Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek müvekkilinin 01.09.1981 sigorta başlangıç tarihi itibariyle 01.09.2006 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren aylık bağlanmasına ve 01.09.2006-01.05.2007 tarihleri arasında birikmiş olan aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve 2016/297 E., 2017/214 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2017/2340 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararıyla; “…ne varki, Kurumun 16.10.2006 tarihinde talebi reddetmesi üzerine çalışmaya devam ettiği, Kurumun sigorta başlangıcı konusunda niza çıkarması nedeniyle açılan … 18. İş Mahkemesi’nin 2009/1015 esas ve 2013/839 karar sayılı dava dosyasında verilen kararda davacının sigorta başlangıcının 02.04.1982 tarihi olduğunun tespit edildiği, anılan kararın Yargıtay 10. HD’nin 26.11.2015 tarih ve 2015/22072 esas ve 2015/20719 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B-c bendine göre davacıya ilk tahsis talebinde bulunduğu, 11.10.2006 tarihi itibareyle; yaşlılık aylığı bağlanma şartlarının oluştuğu halde Kurumun talebi reddetmesi üzerine çalışmaya devam etmesi nedeniyle, işten ayrılma koşulunun davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği, bu döneme ilişkin olarak sosyal güvenlik destek primi kesilmesinin mümkün bulunması karşısında davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davacıya 01.11.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, 01.11.2006 ile 01.05.2007 tarihi arasında ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; “…Davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki ay başından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmüne amir olup, tahsis talep tarihinde işten ayrılmadığı belirgin olan davacı yönünden, kurum işleminin yerinde olduğu ve dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…506 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesindeki sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışarak aylık alma imkanı karşısında işten ayrılma koşulunun aylık bağlanma koşulu olarak değerlendirilmesinde, davacının Kurumdan defalarca emekli olacağı tarihin bildirilmesi talebinde bulunduğu, kurumun sigorta başlangıcı konusunda uyuşmazlık çıkararak her defasında aylık bağlama koşullarının oluşmadığını bildirdiği, uyuşmazlığın Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen mahkeme ilamı ile giderilmesi üzerine, aylığın sonraki bir tarihten bağlandığı, her ne kadar davacının ilk tahsis talep tarihi itibariyle sigortalı çalışmasının devam ettiği görülüyorsa da, Kurumun hatalı işlemiyle tahsis talebini reddettiği ve aylık bağlama koşulları bulunmadığı yönünde davacıyı yanılttığı ve davacı işten ayrılsa dahi Kurum işleminde bir değişiklik olmayacağı bu nedenle sigortalı çalışmak zorunda kalan sigortalı lehine yorum yapılması gerektiren şartların bulunduğu ve aleyhine değerlendirme yapılmaması gerektiği, bu döneme ilişkin sosyal güvenlik destek primi kesilebileceğinden, 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B-c bendine göre; 25 yıl sigortalılık, 46 yaş ve 5075 gün şartları oluştuğundan, ilk tahsis talebinde bulunduğu, 11.10.2006 tarihli tahsis talebine istinaden aylık bağlanması gerektiğinden Yargıtay bozma ilamına direnilmesine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulu Kararı
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2022 tarih 2021/10-1007 E, 2022/1529 Karar sayılı ilâmı ile; “…uyuşmazlık konusunu davacının 11.10.2006 tahsis talep tarihinde 506 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin 1 inci fıkrasında öngörülen çalıştığı işten ayrılma koşulunu yerine getirip getirmediği oluşturduğuna ve sözü edilen 62 nci maddenin 1 inci fıkrasındaki “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresi de Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine göre direnme kararı bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı yerinde olmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası oluşan yeni hukukî durum kapsamında irdeleme ve değerlendirme yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle inceleme yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Sigortalılık başlangıç tarihi 02.12.1983 kabul edilerek 01.05.2007 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının 01.09.2006 tarihinden itibaren bağlanması ve birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılan eldeki davada, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1983 olduğunun tespiti için açtığı davanın kabulüne ilişkin kararın 26.11.2015 tarihinde kesinleştiği ve 11.10.2006 tarihli tahsis talebini de içine alacak şekilde 02.04.2007 tarihine kadar aralıksız 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığı dikkate alındığında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7/1 inci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 62 nci maddesindeki çalıştığı işten ayrılma koşulunun davacı yönünden aranıp aranmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Anayasa’nın 153 ncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 62 ve 116 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de; aylıkların bağlanmasında Kuruma tanınan 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesindeki (506 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesi) 3 aylık işlem süresinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının (4) nolu bendi silinerek yerine, “01.11.2006 ile 01.05.2007 tarihleri arasında ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının 506 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinde öngörülen 3 aylık yasal işlem süresi gözetilmek suretiyle yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…