Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/4145 E. 2013/27279 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4145
KARAR NO : 2013/27279
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi …’e yönelik mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 Sayılı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi …’a yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar aynı kanunun 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK.nun 264. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin dilekçeleri itiraz niteliğinde kabul edilerek gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi …’e yönelik hırsızlık suçu ile suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi …’e yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan “çocuk” sanık hakkında, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35.maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 Sayılı TCK’nın 31. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu yaş gurubunda olan çocuklara sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Şikayetçi …’e yönelik hırsızlık suçundan dolayı 18 yaşından büyük olmaları sebebiyle haklarında ayrı yargılama yapılıp mahkumiyetlerine karar verilen diğer sanıklar …., …. ve …’nun soruşturma aşamasındaki savunmalarında davaya konu olayda suça sürüklenen çocuk …’in de bulunduğuna dair bir anlatımlarının bulunmadığı, yakın tarihte gerçekleştirdikleri başka araçlardan akü çalma eylemi sırasında suça sürüklenen çocuk …’in araçta oturduğunu ve hırsızlık olayından haberi olmadığını belirtmeleri, şikayetçinin olaya ilişkin görgüsünün bulunmaması ve suça sürüklenen çocuk …’in de atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, yaşı büyük diğer sanıklar kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmeden ve suça sürüklenen çocuk …’in atılı suçu işlediğine dair kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b- Şikayetçi …’e yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda, suça sürüklenen çocuk …’un lastikçi olan babasının yanında çalıştığını, diğer sanıklar …. ve …’ın değişik tarihlerde 10 adet stepne lastiği ve jantını getirdiklerini, babasının eşyaların çalıntı olmadığına dair yazı ve kimliklerini alarak 420 TL karşılığında eşyaları satın aldığını, lastiklerden 6 tanesini babasının aldığını, son iki seferde getirilen 4 adet lastiği ise babasının işyerinde bulunmaması nedeniyle kendisinin aldığını, sanıkların babasıyla telefonla konuştuklarını, fiyat belirlediklerini ve babasının söylediği parayı sanıklara verdiğini ve atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, suça sürüklenen çocuk …’un babası tanık olarak dinlenip sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c- 12.03.1992 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk …’un doğum tarihinin hükmün başında 12.03.1993 şeklinde yanlış yazılması,
d- Kabule göre de;
aa- Şikayetçi …’e ait sokakta park halinde bulunan kamyonetin arka tarafında, iki arka lastik arasında bulunan yedek lastiklerin çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
bb- Suça sürüklenen çocuk … hakkında şikayetçi …’e yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümde, gün para cezasından çevrilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken taksit aralıklarının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 52/4.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.