Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1351 E. 2023/1499 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1351
KARAR NO : 2023/1499
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi


KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/274 E., 2018/161 K.

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilip, temyiz incelemesinin davacı vekili tarafından duruşmalı icra edilmesi talep edilmekle 29.06.2021 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafalı temyiz eden davacı adına Av. … ile davalı SGK Başkanlığı adına Av. … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: 15.09.2017 tarihli yazıları ile Muğla ili Marmaris İlçesi kumlu … parselde bulunan taşınmaz üzerine 06.01.2015 tarih 156.814 sayılı 108 yevmiye no ile davalı Kurumca haciz konulduğunu fark edince ilgili kuruma başvuru yaptığı, davalı kurumdan haczin mahiyeti ile ilgili bilgi ve belgelerin talep edilmesinden sonra, gelen yazı cevabında belgelerin incelendiği, hacze konu olan işlemler için yetki ve vekalet unsurlarında sakatlık olduğunun görüldüğü ve bu durumun ilgili ve davalı kuruma bildirildiği, ancak davalı tarafça konulan haciz işleminde herhangi bir sakatlık bulunmadığı ve işlemin devam ettiği beyan edildiği, iş bu davanın kabulü ile öncelikle idare işleminin tedbiren durdurulmasını, davaya konu taşınmaz üzerine başlatılan haczin iptal edilerek kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin mevzuat çerçevesinde yapıldığını bu nedenle mümkün olmadığını, ve davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça onaylı bir örneği dosyaya sunulan Marmaris 1. Noterliği’nin 06.08.2009 tarih 8502 yevmiye nolu vekaletnamesi incelendiğinde davacının Noter huzurundaki beyanının; “Sahibi bulunduğum …,… ilçesi ve köyleri hudutları dahilinde bulunan bilcümle taşınmazlarımın dilediği kısımlarını veya tamamını; Bilumum resmi ve özel bankalar, şirketler, müesseseler, resmi ve özel daireler, kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler lehine; gerçek veya tüzel bilumum üçüncü kişilerin aldığı veya alacağı ve … Otelcilik Turizm İnşaat İthalat ve İhracat Ticaret Limited Şİrketi’nin her türlü krediler ve borçlarının teminatını teşkil etmek üzere; dilediği şekil ve şartlarla, dilediği bedel mukabilinde, dilediği şekil ve sırada ve müddetle ipotek etmeye, gerektiğinde maksimal ipotek tesis ettirmeye, ipotek akitlerini, resmi senet ve belgelerini tanzim ve imzalamaya,…. yetkili olmak üzere, … TC kimlik nolu, … oğlu, 1973 doğumlu … tarafımdan, vekil edildi.” şeklinde olduğu görülmektedir.

Vekaletname içeriğinden dava dışı …’nun gerçek veya tüzel bilumum üçüncü kişilerin borçlarına teminat olarak davacıya ait taşınmazları ipotek göstermeye yetkili olduğu, dolayısıyla dava dışı … Yıldızı Otelcilik Turizm ve Tic. Ltd. Şti’ye ait prim borçlarının yapılandırılması adına davalı kurum lehine davacıya ait taşınmazı ipotek göstermeye de yetkili olduğu sonuç ve kanısına varılmıştır.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, vekaletnamenin sakat olduğunu bu nedenle işlemlere esas alınamayacağını belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yasalara aykırı olup işlemin hatalı olduğunu işlemde sakatlık bulunduğunu ve vekalet ilişkisinin aslen sakat doğmuş olup buna dayalı haciz kararının ve işleminin de kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının taşınmazına konulan haczin kaldırılması ile kurumca konulan haczin kaldırılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Kanun hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.