Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8188 E. 2023/2252 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8188
KARAR NO : 2023/2252
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2077 Esas, 2021/867 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/242 E., 2017/435 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Bereketim Gıda İnş. Madencilik Eğt. Hay. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’den davalının dava dışı şirkete olan borcunu temlik aldığını, söz konusu temlik kapsamında borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2012/9224 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, takipten sonra bir kısım ödemenin yapıldığını, ancak kalan kısma ilişkin davalının temlikten sonra kesilmiş fatura ve olmayan sözleşme ilişkisine dayalı itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından anlaşmaya dayalı olarak dava dışı şirkete 10.256,95 TL’lik fiyat farkı faturası düzenlendiğini, yine müvekkili ile dava dışı 3. kişi arasındaki sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından dava dışı 3. kişiye iade edilmesi gereken ürünlerin teminatı olarak 80.000,00 TL’nin tutulduğunu, bu tutarların mahsubu yapıldığında kalan kalemin taraflarınca ödendiğini savunarak davanın reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin bilirkişi tarafından inceleme yapılan davalı taraf ticari defterlerine göre temlik tarihi itibariyle davalıdan 108.411,18 TL alacağının olduğu, ancak 80.000,00 TL bedelli teminatın ticari ilişki boyunca davalıda kalmasına karar verildiği, bu durumun davacıya karşı da ileri sürülebileceği, davalı tarafça kesilen fiyat farkı faturasının da taraflar arasındaki teklif formuna dayandığı, bu nedenle anılan kalemler ile icra dosyasına yapılan ödemenin düşülmesi ile davacının sadece 181,92 TL temlik alacağının bulunduğu, taraflar lehine tazminata hükmedilmesi için gereken şartların oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2012/9224 E. sayılı dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali, takibin 181,92 TL üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiyat farkı faturasının temlik tarihinden sonra düzenlendiğini, 80.000,00 TL’lik teminatın ise konsinye fatura ilişkisinde dayandığını, tarafların ticari ilişkisi devam ettiği sürece bedele karşı malları elinde tutabileceğini, somut olayda bu ilişkinin temlik tarihinden iki ay önce sona erdiğini, bu bağlamda davalının elinde dava dışı şirkete ait mal kalıp kalmadığının tespiti yapılması gerektiğini, kaldı ki bu ürünlerin gıda ürünü olması nedeniyle davalının elinde bekletemeyeceğini, iade faturası ve dosya kapsamından davalı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin sona erdiğinin ve bazı iade işlemlerinin yapıldığının anlaşıldığını, mahsuba dayanak faturanın dava dışı şirketin de defterlerinde bulunmadığını, bu faturaya konu iade malların teslimine dair ispatın davalıda olduğunu, 80.000,00 TL teminatın davalı uhdesinde bulundurulmasının dayanağı kalmadığını, dosyada teklif belgesi adı altında imzalı bir belge bulunmadığını, olsa bile imza incelemesi yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde teminat ve fiyat farkı faturası bedellerinin kararlaştırıldığı, bu kalemler ve ödeme kalemi düşüldükten sonra kalan tutarın 181,92 TL olduğu, temlik ilişkisine konu ticari ilişkinin bu sözleşme neticesinde doğduğundan davacı için de bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, temlik alınan alacağa istinaden yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 107 nci madde ve devam hükümleri ile 189 uncu maddesi

3. Değerlendirme ve Sonuç
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraflar arasında uyuşmazlığa konu olan 80.000,00 TL’lik malın konsinye satış olarak temlik veren tarafından davalıya verildiği ve taraflar arasındaki ticari ilişki devamı süresince de 80.000,00 TL’lik malın davalı yedinde tutulacağına dair icabın tarafların kabulündedir.

Konsinye satışlarda ticari ilişki sona erdiğinde konsinye satışa konu malların ya aynen iadesi ya da bedelinin satıcıya ödenmesi gerekir. Somut olayda davalı konsinye satışa konu malların alınması için temlik edene bildirimde bulunduğunu iddia etmiş ve bu bildirimin yer aldığı cevabi ihtarname dosya kapsamına alınmış ise de temlik eden tarafından malların teslim alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafça söz konusu emtianın, 6098 sayılı Kanun’un 107 ve devamı hükümleri gözetilerek tevdi mahalli yoluyla tevdi edilmesi ya da emtianın hızla tüketilmesi gereken tüketim malı olduğundan satışının yapılması gerektiği halde; davalının anılan yükümlülüklere uyduğunu kanıtlar belgeleri dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, temlik alan davacının da 6098 sayılı Kanun’un 189 uncu maddesi gereği temlik edenin haklarına sahip olması nedeniyle bu bedelin tahsilini isteyebileceği nazara alındığında,
davalı tarafça temlik edenden alınan 80.000,00 TL’lik mal bedelinin ticari ilişki sona ermesi nedeniyle davacıya ödenmesinden sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile davalının anılan kalemden sorumlu tutulmaması doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.