YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1957
KARAR NO : 2023/2311
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1105 Esas, 2022/1794 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/40 E., 2022/337 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu Atay Mümessillik ve Müşavirlik Ltd. Şti hakkında Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararına istinaden, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2017/22878 E. (2005/9495 Eski E.) sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, borçlu şirkete gönderilen yenileme emrinin bila döndüğünü, davalı tarafından bahsi geçen şirketin 23.01.2014 tarihinde kaydının re’sen silindiğini ve bunun 28.01.2014 tarihinde ilan edildiğini, borçlu şirketten tahsilat işlemi yapılamadığını ileri sürerek müvekkili kurumun alacağına ulaşabilmesi için Atay Mümessillik ve Müşavirlik Ltd.Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığını, dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, beş yıllık dava açma hak düşürücü süresinin dolduğunu, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını, müdürlükleri davada yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemlerin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesindeki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği, davalı … sicil müdürlüğünce ihyası istenilen şirketin oda kaydından re’sen terkin edilme sebebiyle silinmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, ayrıca terkin işleminden önce davacı tarafından şirkete karşı şirkete karşı başlatılan icra takibi bulunduğu, terkin işleminin bu yönüyle de geçici 7 nci maddesi hükmüne aykırı olduğu, davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yarararının bulunduğu, yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, dava açmak için aranan 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda aranmayacağı, ihya sebebine göre tasfiye memuru atanmasına yer olmadığı, davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicilin yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile Atay Mümessillik ve Müşavirlik Ltd.Şti’nin Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/22878 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yeniden tescil ve ilan edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yasal 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, terkinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, tasfiye memuru atanması gerektiğini, davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın açılmasına neden olmadığını, ihtar ve ilan usulünü yerine getirdiğini, davalı sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince, ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, tasfiye memuru atanmaksızın ihyası yerine yazılı şekilde ihyası istenen şirketin Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2017/22878 E. sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalının diğer istinaf itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Atay Mümessillik ve Müşavirlik Ltd. Şti.’nin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2. 6102 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.