YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12145
KARAR NO : 2023/4615
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/87 Esas, 2016/366 Karar
SUÇLAR : Tefecilik (sanıklar … ve … hakkında), resmi belgede sahtecilik (sanık … hakkında)
HÜKÜMLER : 19.07.2016 tarihli asıl Karar ile sanık … hakkında değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik ve sanık … hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet, 28.07.2016 tarihli ek Karar ile sanık … hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2016 tarihli ve 2015/6306 Soruşturma, 2016/247 Esas, 2016/243 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi, sanık … hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesi delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talepleriyle kamu davaları açılmıştır.
2. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/366 sayılı Kararı ile sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanık … hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.07.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/366 sayılı ek Kararı ile sanık … hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Hakkında kurulan mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, faiz karşılığı borç para vermediğine, katılan …’in evini satın almak için 15.000 TL verdiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince lehine hareket edilmediğine ilişkindir.
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Hakkında kurulan mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu eylem ile ilgisinin bulunmadığına, katılan …’in evini satmak istemesi üzerine diğer sanık … ile tanıştırdığına, katılan …’in ödediği meblağı, akrabalarından borç aldığını beyan etmesi üzerine akrabalarına göstermek amacı ile suça konu sahte senedi verdiğine, suç işleme kastının olmadığına ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
D. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz Sebepleri
Tefecilik suçu yönünden idarenin davadan haberdar edilmediğine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’in, sanık … aracılığıyla diğer sanık …’den 10.000 TL nakit para aldığı ve 5.000 TL faiz kararlaştırdıkları, karşılığında da adı geçen katılana ait taşınmaz üzerine sanık … lehine ipotek tesis edildiği; ancak katılan …’in parayı ödememesi üzerine diğer katılan …’in ödemeyi yaptığı, sanık …’dan da payına düşen kısmı kendisine ödemesini istediği, adı geçen sanığın ise başkası adına sahte olarak düzenlenmiş 14.000 TL’lik bonoyu katılan …’e verdiği iddiası ile sanık … hakkında tefecilik, sanık … hakkında tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında, Mahkemece; sanık …’in kazanç elde etmek amacıyla üzerine atılı tefecilik suçunu işlediği kabulüyle bu suçtan cezalandırılmasına,
Sanık …’ın tefecilik suçuna konu eyleme aracılık yaparak suretiyle iştirak ettiği, iddianameye konu senet üzerinde düzenlenme tarihinin bulunmadığının anlaşılması nedeni ile söz konusu senedin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu, bu haliyle özel belge niteliğindeki senedi sahte olarak düzenleyerek borcuna karşılık katılan …’e vermek suretiyle kullandığı kabul edilerek tefecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına,
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun’un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
3. Sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu itibarla sanık hakkında atılı suçtan 28.07.2016 tarihinde ek kararla verilen mahkumiyete ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/366 sayılı Kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/366 sayılı Kararına yönelik sanık …, O yer Cumhuriyet savcısı ve suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Milas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.07.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/366 sayılı ek Kararı ile verilen mahkumiyet hükmü yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.