Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/161 E. 2019/125 K. 29.01.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/161 Esas
KARAR NO : 2019/125

DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/02/2016
KARAR TARİHİ : 29/01/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ————– firmasına gönderilmek üzere palet halinde ———- davalı kargo şirketinin İkitelli çevre şubesine teslim edildiğini, 04.11.2015 tarihli ambar tesellüm fişi olduğunu, anılan kargo————————–firmasına ulaştığında taşımadan kaynaklı olarak pompa üzerinde ki regüle valf ve valfin gövdeye bağlantısını sağlayan kapağın hasar gördüğünü, kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, emtia araç üzerindeyken fotoğraflandığı gibi ayrıca sevk irsaliyesi üzerinde şerh edildiğini ekli fotoğraflardan görüleceği üzere taşıma sırasında oluşan hasar ve yağ akması nedeniyle emtianın karton ambalajında yağ lekeleri oluştuğunu hasarın davalının sorumluluğu altında ve taşıma esnasında oluştuğunun açık olduğu, bu durumu davalının——— Şubesine bildirildiğini, uğranılan zararın tazmini istenildiğini, bir sonuç alınamadığını, Bakırköy —————.Noterliğinin ————– tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek zararın tazmini istendiğini, davalı şirket göndermiş olduğu —-” cevabı yazısı ile bu istemi reddettiğini, hasar gören parçalarının tamirinin mümkün olmadığını, zorunlu olarak yenisi alındığını, yeni parçalar için ödenen bedelin 14.160,00 TL olduğunu ve faturası hazırlandığını, bütün bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalının kusuru nedeniyle müvekkilini uğratmış olduğu zarardan 14.160,00-TL’nin ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşıma esnasında kendi üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, teslim eden ürünü olması gerektiği gibi alıcısına ulaştırdığını, bu hususta gönderinin eksiksiz ve hasarsız teslim alındığına dair kargo teslim tutanağının bulunduğunu, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığının, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bu aşamada müvekkil şirket çalışanlarıyla karşılıklı hasar tespit tutanağı düzenlenmesi imkanı bulunmakta, bu hususta gerçekleşmediği takdirde de ürünü teslim almadan iade etme şansı olduğunu, ancak bu prosedürün gerçekleşmediğini, davacı tarafından dava konusu ürünün hasarsız olarak müvekkil şirkete teslim edildiğinin kesin delillerle ispatı gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte göndericinin ürün teslim sırasında gönderilerin cinsi, miktarı, niteliği gibi hususları tam ve doğru olarak bildirmekle yükümlü olduğunu, dava konusu malzemenin taşıma esnasında zarar gördüğünü kabul anlamına gelmemekle birlikte taşman ürünlerin müvekkil şirket yetkilileri tarafından paketlenmediğini, ayrıca davacı tarafça süresinde hasar bildirimi yapılmadığını, dava dilekçesinde talep edilen bedelin davacı tarafın tek taraflı beyanıyla belirlendiğini, bu nedenle kabulü mümkün olmadığını, bütün bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz iddialara dayanarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından taşınan malların taşıma sırasında hasar gördüğü iddiasıyla mal bedelinin tahsili amacıyla açılan alacak davasına ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Mahkememizce malların ne şekilde hasarlardığı, paketlemenin hasara etkisi, bu konuda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, paketleme sorunsuz ve düzgün bir şekilde yapılsaydı da aynı hasarın meydana gelip gelmeyeceği, hasar ihbarı değerlendirilmek suretiyle meydana gelen hasar miktarı ve davalının zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarının tespiti açısından makine mühendisi ———— rapor alınmıştır.
Bilirkişi ——– tarafından düzenlenen 02.10.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı ve davacı vekillerinin beyanı ve dosya içerisinde yapılan incelemeler sonucunda taşıyıcı firma ————————————- %100 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili kök rapora yönelik itiraz dilekçesinde; bilirkişi tarafından mahkemenin ara kararında belirttiği hususların değerlendirilmesini, raporun doyurucu olmadığını, müvekkiline paketlenmiş şekilde teslim edilen malın ne olduğu hususunda bir bilgilendirme yapılmadığından davacı tarafından paket içeriğindeki ürünün hasarsız şekilde müvekkiline teslim edildiği hususunun ispata muhtaç olduğunu, hasar bildiriminin süresinde yapılmadığını, yeni bir bilirkişiden rapor veya ek rapor alınmasını talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili ise; hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmek ve mahkememiz ara kararında belirtilen her bir unsuru hakkında ayrı ayrı inceleme ve hesaplama yapılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş.
Bilirkişi—————- ek raporunda; kanaatini etkileyecek yeni bir belge sunulmadığından kök raporunu tekrar ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili 23.01.2018 tarihli ek rapora yönelik itiraz dilekçesinde, özetle, mahkemenin 28.11.2017 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararıyla taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiğini, bilirkişi tarafından sunulan ek raporda ise sanki mahkemenin ara kararı hiç okunmamış gibi kök bilirkişi raporunda sonuç ve kanaati ekleyerek ek bir bilgi veya belge sunulmadığından itirazların mesnetli olmadığı belirtildiğini, bilirkişi tarafından sonuç ve kanaatinin değişmediğinin bildirildiği, hasar veya teslimde ki gecikme aşağıda ki hallerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama hükmü yer almaktayken bilirkişi taşman ürünlerin taşıyıcı şirket tarafından paketlenmediği varsayımı olsa dahi bu sebeple paketlemeden kaynaklanan zararlardan taşıma şirketinin sorumlu tutulacağı şeklinde yaptığını, daha önce ki beyanlarında da defahatle dile getirmiş oldukları hasar iddiasında bulunduklarından ve bu hasarın müvekkil şirket tarafından yapılan taşıma sırasında ve taşımadan dolayı meydana geldiği iddia eden davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini ancak dosyada buna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bilirkişinin hasarlı olduğu iddia edilen emtia üzerinde inceleme dahi yapmaksızın sadece dosyada ki kayıtlar üzerinden değerlendirmede bulunmadı ve kusur tespiti incelemenin ve raporun nedenli hatalı ve eksik olduğunu gösterdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan bu tazminat eşyanın taşınmak üzere telsim alındığı yer ve zamanda ki değerine göre hesaplandığını, bütün bu nedenlerle yeniden rapor alınmasının aksi halde haksız mesnetsiz davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce yukarıda belirtilen bilirkişi kök ve ek raporunda hasar miktarına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaması ayrıca davalı vekilinin rapora itirazlarının değerlendirilmemesi nedeniyle davalı vekilinin talebi doğrultusunda yeni bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Makine mühendisi ——————-tarafından hazırlanan raporda özetle; hasarlanan “hidrolik ana pompanın” kalın oluklu mukavva içerisine konmuş ve etrafı sarılmış ve üzerinde ——– belgeli ambalajlı olarak palet üzerinde olduğu, pompanın devrilme veya çarpılma nedeniyle ezilmiş ve yırtılmış olduğu, bu ise ambalajlı emtianın taşıma esnasında hasarlandığını gösterdiği şeklindeki bilirkişi değerlendirmesi sonucu davalı taşıyıcının tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı taşıma sırasında hasarlanmasına neden olduğunun anlaşıldığı, davalının söz konusu emtiayı varma yerine tam ve sağlam olarak ulaştırmak için, taşıma esnasında bütün tedbirleri, yani emtiayı yüklemede uygun bir şekilde sabitlemesi, seyir halinde ise sürücünün keskin dönüşler ve sert frenlerden kaçınmasının gerektiği, ancak davalının bu hususları yerine getirmediği anlaşıldığından emtianın hasarlanmasında birinci derecede ve tam kusurlu (%100 oranında) olduğu, davacıya ait ———hasarının 14.11.2015 tarih ve —- numaralı fatura ile tespit edildiği, piyasa araştırmasına göre malzeme bedellerinin uygun olduğu, hasar bedelinin 14.160,00-TL olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekili bu rapora karşı da öncekilere benzer itirazlarını içeren dilekçesini sunmuştur.
Bakırköy—— Noterliği’nin 17.11.2015 tarih ve —- yevmiye numaralı ihtarname ile davacı firmanın davalı taşıyıcı firmaya gönderdiği yazıda; müvekkil şirket tarafından ————-firmasına gönderilmek üzere palet halinde hidrolik ana pompa İkitelli çevre şubesine teslim edildiğini, ———- firmasına ulaştığında taşınmadan kaynaklı olarak pompa üzerinde ki regüle valf ve valfın gövdeye bağlantısını sağlayan kapağının hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, hasar gören parçaların tamirinin mümkün olmadığını, zorunlu olarak yenisinin alındığını, oranlanan zararının 3.200,00 Euro+ KDV olduğunun belirtildiği,
Davacı—————–. firmasının ————-. firması adına düzenlediği 04.11.2015 tarih ve ————– numaralı sevk irsaliyesiyle 1 adet hidrolik pompa gönderildiği belirtilmektedir.
—————- 04.11.2015 tarih ve —- numaralı ambar tesellüm fişinde; gönderen firmanın————. firmasına ait bir palet malzemenin —————–firmasına gönderilmek üzere teslim alındığı belirtilmektedir.
————– davacı —————. firması adına düzenlediği 18.11.2015 tarihli faturada; kargo gönderim bedeli olarak KDV dahil 374,69-TL’lik fatura olduğu görülmektedir.
——————–‘ye ait tarihsiz teslim tutanağında; teslim alanın ———-. firması olduğunu ve teslim alan kişinin ———— olduğunu görülmektedir.
——————–. firmasının davacı ——-. firması adına düzenlediği 14.11.2015 tarihli ve —————— numaralı fatura ile; hasarlanan parçalar yerine bir adet pompa arka kapağı ve bir adet valf bedeli olarak KDV dahil 14.160,00-TL bedelli fatura düzenlediği görülmektedir.
Tüm dosya kapsamından, davacı ———————-. tarafından 1 palet üzerinde “————————‘nın Ankara’da mevcut ———– firmasına gönderilmek üzere 04.11.2015 tarihinde davalı ——————- firmasının —şubesine teslim edildiği, davalı firmanın dava konusu hidrolik ana pompayı —- alıcı firmaya teslim ettiği sırada pompanın regüle valf ve valfı gövdeye bağlayan bağlantısının hasarlı olduğunun tespit edildiği, davalı —————– firmasının ambalajlanmış şekilde teslim edilen malzemeyi varma yerine hasarlı olarak teslim ettiği, her ne kadar davalı taraf ürünün kendilerine hasarsız ve eksiksiz teslim edildiğinin ispatlanamadığını ileri sürmüş olsa da hasarlanan “—————” kalın oluklu mukavva içerisine konmuş ve etrafı sarılmış ve üzerinde—————belgeli ambalajlı olarak palet üzerinde olduğu, pompanın devrilme veya çarpılma nedeniyle ezilmiş ve yırtılmış olduğu, bu ise ambalajlı emtianın taşıma esnasında hasarlandığını gösterdiği şeklindeki bilirkişi değerlendirmesi sonucu davalı taşıyıcının tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı taşıma sırasında hasarlanmasına neden olduğunun anlaşıldığı, davalının söz konusu emtiayı varma yerine tam ve sağlam olarak ulaştırmak için, taşıma esnasında bütün tedbirleri, yani emtiayı yüklemede uygun bir şekilde sabitlemesi, seyir halinde ise sürücünün keskin dönüşler ve sert frenlerden kaçınmasının gerektiği, ancak davalının bu hususları yerine getirmediği anlaşıldığından emtianın hasarlanmasında birinci derecede ve tam kusurlu (%100 oranında) olduğu, davacı tarafından davalıya süresinde ihbar yapıldığı, davacıya ait————- hasarının 14.11.2015 tarih ve ——- numaralı fatura ile tespit edildiği ve bilirkişi tarafından bu bedelin piyasa araştırmasına göre malzeme bedellerinin uygun olduğu belirtildiğinden hasar bedelinin 14.160,00-TL olduğunun anlaşıldığı, denetlenebilir ve gerekçeli ———— tarafından hazırlanan raporun hükme esas alındığı, hasar bedeli olan 14.160,00-TL’nin 08/12/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı vekili 17/11/2015 tarihli ihtarnamenin tebliğine ilişkin mazbatayı sunmasa da davalı şirketin davacının belirtilen ihtarnamesine karşılık 08/12/2015 tarihli ihtarnamesiyle cevap verdiği anlaşıldığından davalının en geç 08/12/2015 tarihinde ihtarnameyi tebliğ aldığının kabul edildiği, davacının davalıya hasra bedelini ödemesi için 10 gün mühlet verdiği, dolayısıyla davalının 19/12/2015 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından davalının bu tarihte temerrüde düştüğü, alacağa faiz işletilmesine, davacı ticari faiz talep etmiş olup, bunun yasal faiz anlamına geldiği kabul edilerek alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
14.160,00-TL’nin temerrüt tarihi olan 19/12/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 967,27 TL ‘den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 241,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 725,45 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 241,82 TL peşin/nisbi, 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 271,02 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 155,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti (2 farklı bilirkişi) olmak üzere toplam 1.155,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ———— deki esaslara göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa talep halinde iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.