Emsal Mahkeme Kararı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/515 E. 2018/212 K. 03.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas – Karar No: 2017/515 Esas – 2018/212
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2017/515 Esas
KARAR NO : 2018/212

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVA : MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2017
KARAR TARİHİ : 03/04/2018
K.YAZIM TARİHİ : 30/04/2018

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben yazdığı 12/05/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının … Mahallesi … Sokak üzerinde başka bir araçtan inerken, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı …’in sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte … plakalı araç maliki …, araç sürücüsü … ve aracın trafik sigorta poliçesiyle sigortasını yapmış olan davalı … Sigorta A.Ş.’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili 01/06/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı belirtilen … plakalı aracın 07/04/2016 – 07/04/2017 tarihleri arasında davalı sigorta şirketine … numaralı ZMSS (Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında kişi başına 330.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, söz konusu kaza ile ilgili davadan önce müvekkili şirkete başvurulduğunu ancak eksik belgelerle yapılan başvurunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının kusurunun ve gerçek zararının tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … ve … vekili 07/06/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 08/01/2017 tarihinde davalı …’in olay yeri … Mahallesi … Sokak üzerinde seyir halindeyken, bir aracın içerisinde arkadaşlarıyla birlikte alkol alan davacı …’ın bir anda aracın kapısını açtığını, yolun buzlu olması ve araç rotunun kırılması nedeniyle müvekkilinin kullandığı aracın kaydığını görünce de arabanın arkasına doğru kendisini attığını ya da alkollü olduğu için ayağının kayıp düştüğünü, müvekkilinin kesinlikle davacıya çarpmadığını, davacının haksız kazanç sağlama çabası içeresinde olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara Batı … Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/07/2017 tarih … E.K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dosya mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 119/1-ğ madde ve fıkrasında, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun bulunması gerektiği öngörülmüş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise “Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada davacı vekiline, 18/01/2018 tarihli oturumda 6100 sayılı HMK’nun 119/1-ğ maddesi gereğince talep sonucunu açık bir şekilde bildirmesi (maddi tazminat talebini kalem kalem açıklaması, hangi tazminatı hangi davalıdan talep ettiklerini belirtmesi) için 119/2 maddesi gereğince bir haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin huzurda ihtar edildiği, ancak kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK’nun 119/1-ğ ve 119/2 madde ve fıkraları gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 Sayılı HMK’nun 119/2 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 35,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,47 TL harçtan mahsubu ile bakiye 143,57 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Maddi tazminat davası bakımından; davalılar … ve … ile davalı … Sigorta A.Ş.’nin kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
5-Manevi tazminat davası bakımından; davalılar … ve … ile davalı … Sigorta A.Ş.’nin kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. Maddesi gereğince hesap edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair, davalılar … ve … vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/04/2018

Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı