Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/108 E. 2020/627 K. 02.11.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/108 Esas
KARAR NO : 2020/627

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2018
KARAR TARİHİ : 02/11/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle ve Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … Şti.’ne ait … plakalı araç, 25/12/2017 tarihinde olay yerini terk eden kusurlu sürücünün sevk ve idaresinde müvekkili şirkete kasko sigortalı bulunan … plakalı araca % 100 kusurlu bir şekilde çarparak hasar meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkil şirketine ait … plakalı araç maddi hasara uğradığını sigortalı araç kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının %100 lük kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 2.539,00 TL müvekkil şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalı … Ltd. Şti’ne ait … plakalı araç kazanın sonucunda oluşan sigortalıya ödenen hasar bedelinin rucuen tahsili amacıyla … 5. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yasal takip yapıldığını, davalının ilamsız takibe itiraz etmesi sebebiyle icra takibi durdurulduğunu, borçlunun itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca borçlu aleyhine icra – inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği görülmekle davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; kazaya karışan araçlarda kolluk tarafından davacı yanın müvekkilinin sigortalısına kusur atfedilmeden tüm kusurun müvekkili araç şoförüne atfedilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, trafik kazalarında tarafların iddialarına göre kusur tespitinin yapılamayacağını, müvekkilinin aracının … Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, davacının zararının karşılanması için öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini bildirmekle davanın reddine, yar2gılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli … Esas … Karar sayılı kararı ile ” HMK 114/1-c ve 115/2 maddelerine göre dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde ve HMK 20. Maddesine göre iki haftalık yasal sürede talep edildiği taktirde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NE gönderilmesine, aksi takdirde ek bir kararla davanın açılmamış sayılmasına,” dair karar verilmiş, dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2019/108 Esas sayılı sıraya kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce … 5. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra takip dosyasının mahkememiz dosyası arasına alındığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmesinde; davacı/alacaklının 2.539,00 TL asıl alacak, 131,47 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.670,47 TL’nin davalı/borçludan tahsilini talep ettiği, davalının 15/08/2018 tarihli dilekçesi ile dosya borcunun tamamına ve fer’ilerine itiraz ettiklerini üzerine takibin durduğu görüldü.
Mahkememizce … CBS’ye müzekkere yazılarak … numaralı soruşturma dosyasının bir örneğinin mahkememiz dosyası arasına alındığı görüldü.
Mahkememizin 18/09/2019 tarihli duruşmasının 2 numaralı celsesi uyarınca meydana gelen trafik kazasındaki tarafların kusur ve zarar durumunun tespiti ile kusur durumuna göre davacınını tazminat taleplerinin değerlendirilmesine ve davacının alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu ve davacı tarafın rücu şartlarını değerlendirerek rücu edilip edilemeyeceği konusunda rapor alınmak üzere dosyanın makine mühendisi bilirkişi …’a tevdi edildiği, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 14/10/2019 tarihli raporunda; davalı adına kayıtlı … plakalı halk otobüsünün sürücüsü Kazım Kraagöz’ün %30 oranında kusurlu, davacı şirketin Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı … plakalı minibüsün sürücüsü …’in %70 oranında kusurlu olduğunu, davacının Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı … plakalı 2013 model, … marka, … tipi minibüste olay sebebiyle 2.463,71 TL tutarında hasar oluştuğu, kusur dağılımına göre %30’luk payı olan 739,11 TL’den davalının sorumlu olabileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizin 09/12/2019 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında dosyanın aynı bilirkişiye tevdi ile tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve kusur oranına ilişkin yapılan tespitlerin somut veriler ile delillere dayandırılarak yapılması, dava dosyasındaki ve ceza dosyasında buluna objektif delillerin dikkate alınarak kusur oranının tespitinin yapılması ve hasar bedeli bakımından daha detaylı açıklama ve emsal karşılaştırması ile uygunluk denetiminin yapılarak mahkememiz denetimine de açık olacak şekilde bir rapor tanzimi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 16/12/2019 tarihli ek raporunda; yeni bir bilgi ve belge sunulmamış olduğundan kök rapordaki kusur gerekçelerinin, varılan sonuçların ve belirlenen hasar tutarının yerinde olduğu görüşünü bildirmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dava; davacı tarafın davalıya ait … Plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle %100 kusurlu olarak verdiği zararlardan sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tazmini için başlatılan … 5. İcra Müdürlüğünün … E.sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; davalı tarafından icra dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davalı taraf, yerleşim yerinin … olduğunu beyan ederek HMK m.6 uyarınca yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuştur. Davacı taraf, İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu … ilçesinin yargı sınırları içerisinde yer aldığından bahisle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İİK m.50’de; “…Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir…” şeklindeki düzenleme ile yetkili icra dairesinin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Dava konusu, 25.12.2017 tarihinde davacının kasko poliçesi kapsamında sigortalısı olan … plakalı araç ile davalıya ait … plakalı araç arasında meydana gelen kaza sebebiyle davacının kasko poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalı araç malikine rücu edilmesi istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Dolayısıyla uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklanmaktadır. Davacı kasko poliçesi kapsamında ödeme yaptığından, halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının hak ve alacaklarına halef olmuştur. HMK m.16 uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. HMK m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi de yetkildir.
Somut olayda, trafik kazasının Küçükçekmece adliyesi yargı sınırları içerisinde yer alan … Mahallesinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin … olduğu, sigorta poliçesini yapan acentenin … adresinde bulunduğu, zarar gören sigortalının yerleşim yerinin Bakırköy Adliyesi yargı sınırları içerisinde yer alan … olduğu, davalının yerleşim yerinin Pendik olduğu dosya kapsamı itibariyle sabittir. Dolayısıyla davacının icra takibini genel ve özel yetki kuralları gereği … İcra Dairesi’nde veya İstanbul Anadolu İcra Dairesi’nde yapması gerekirken, yetkisiz yerde yapması nedeniyle seçme hakkı davalıya geçmiştir. Davalı taraf da süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapmış olduğu yetki itirazıyla yukarıda anılan kurallar uyarınca yetkili icra dairesi olan İstanbul Anadolu İcra Dairesi’ni seçmiştir. Bu nedenle davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazının kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf her ne kadar KTK m.110/2 uyarınca yetkili yerin bölge müdürlüğünün bulunduğu yer olabileceğini beyan etmişse de KTK m.110/2 ZMMS poliçesine ilişkin hukuki sorumluluk nedeniyle açılan davalarda uygulanabilir. Somut olayda davacı kasko poliçesi kapsamında ödeme yapmış ve işleten aleyhine icra takibi başlatmıştır. Dolayısıyla KTK m.110/2 somut olaya uygulanamaz.
İtirazın iptali davalarında, icra takibinin geçerli olması dava şartıdır. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davalarında takip şartlarındandır. İcra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapılmış olması halinde takip geçersiz olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir.
Tüm bu nedenlerle, davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz yerinde görülerek icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığı kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davaya konu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 54,40 TL’nin, peşin alınan 45,61 TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan 8,79 TL’nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 2.670,47 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yokluğunda, malvarlığına ilişkin davalarda 6763 sayılı kanununun 41. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK md. 341/2. maddesi gereğince dava miktarı veya değeri 5.390 TL’lik kesinlik sınırında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2020

Katip …
¸¸

Hakim …
¸¸